İnsanlar İslâmî terbiyeden geçtiğinde, hareket etmeyen, câmid varlıklara bile güzel davranmayı öğrenirler. Zira onlar da Allah Teâlâ’yı -bizim idrâkimizin dışında- zikretmekte ve binbir hikmet taşımaktadırlar.
Bir kimse hakkında doğru bir kanaat sahibi olmak için, onun fiillerine, beşerî münâsebetlerine ve muâmelâtına da bakmak gerekir.
Mü’min; Allâh’ın herhangi bir mahlûkunu gördüğü zaman; “Ben onun yerinde olabilirdim, o da benim yerimde olabilirdi.” diyerek Cenâb-ı Hakk’ın kendisine olan lûtuf, ihsan ve ikramlarının tefekkürüyle, şükrünü artırmalıdır. Övünmek yerine hamd etmelidir. Nîmet ve nâiliyetleri nefsine izâfe etme gafletinden kurtulup o nîmetlerin asıl sahibi olan Allâhʼa şükretmelidir.
"Onbir ayın sultanı" ramazan ayında camileri süsleyen 450 yıllık Osmanlı geleneği mahyalar, İstanbul'daki camilere asılmaya başlandığı belirtildi.
Osman Nûri Topbaş Hocaefendi bu haftaki sohbetlerinde Allah Teâla'nın bize bahşettiği nimetlerden ve Peygamber -sallâllâhu aleyhi ve sellem- Efendimiz'in ümmeti için her namazda yaptığı duâdan bahsediyorlar. Sohbetin sonunda da Afriklalı bir gencin kendisinden istediği sıradışı duâyı anlatıyorlar.
Osmanlı pâdişahlarının üçüncüsü olan 1. Murad Han (1326-1389), Anadolu'da sükûn ve huzuru kısa zamanda sağladıktan sonra istikametini Rumeli'ye çevirmiş ve Haçlılarla savaşarak tarihin akışını değiştirmiştir.
Bâyezîd-i Bistâmî Hazretleri buyurur: “Müslüman kardeşlerine saygısızlık yapmanın ve onları horlamanın verdiği zarar kadar, kişiye hiçbir günah zarar vermez.” [1]
Şebnem Dergisi Yazarı Ayşenur Vural, Dergi'nin Haziran sayısında, Mesnevi Adası başlıklı yazısında, Mesnevi'den bir beyitin şerhini yapıyor.
Altınoluk Dergisi, bu ay [Haziran 2015] 352. sayısında "Ramazan bize ne vermeli?" sorusunun cevabının peşine düşerek, Ramazan iklimini soluklayacak bir sayıyla okuyucularıyla buluşuyor.
Dr. Fevzi Özgönülü kilo almanın püf noktalarını anlattı.