Mü’minin en büyük endişesi neslidir. Onun için; evlâdının ebedî istikbâli, dünyevî yarınından çok daha mühimdir. Mahşerdeki selâmeti ve âhiretteki saâdeti, dünyadaki geçici mutluluğundan çok daha ehemmiyetlidir.
Evlatlarımıza İslam kültürünü vermek için yapmamız ereken ve dikkat etmemiz gerekenler nelerdir?
Evlâtlarımıza, gerçek hayatın âhiret olduğunu tâlim etmeliyiz. Esas diplomanın Allah rızâsı olduğunu idrâk ettirmeliyiz. Bu dünyaya kariyer yapmaya değil, mârifetullah tahsili yapıp takvâ ile yaşayarak âhireti kazanmaya geldiğimizi öğretmeliyiz. Bütün peygamberlerdeki nesil endişesi böyledir.
Kur’ân-ı Kerim; önceki ümmetlerin maddî-mânevî çöküş ve dağılışını beyan buyururken, nesillerde meydana gelen ziyan ve kayboluşa dikkatimizi çekiyor.
Evlat yetiştirmek, nesillere sahip çıkmak; bir mü’minin en mühim vazifeleri arasındadır.
İnsanoğlunun neslini devam ettirmesinin dört yolu vardır.
Ahiret gününe inanan insan nasıl davranmalı, neler yapmalıdır?
Kâinâta ibret nazarıyla bakıldığında görülmektedir ki; bal yapan arı, yumurta veren tavuk, süt veren koyun, hattâ yavrusunu bakışlarıyla besleyen bir yılan dahî, fıtratının bir gereği olarak neslini devam ettirme gayreti içerisindedir. Bütün yaratılan mahlûkat için bu kâide geçerlidir.
Bir hediye seçiminin dahi yıllar sonrasını düşündürecek, belki ebediyete kapı aralamaya vesile olabilecek şekilde seçilmesi ne iyi olur. Osman Nuri Topbaş Hocaefendi’nin bu kitapları bu hayra ne güzel vesile…