Hiçbir zaman mahrûmiyet ve zillete düşmeyecek kimseler.
İstikameti muhafaza edebilmek, İslamî ölçü ve hassasiyetleri koruyabilmek için gençlerin dikkat etmesi gerekenler...
Şükreden zenginler ile sabreden fakirler, ilâhî rızâya nâiliyet bakımından müsâvîdirler. Aralarındaki tek fark, birinin yoklukla, diğerininse varlıkla imtihan edilmesidir.
Muhabbet ve rızâ, îman nûrunun tecellîgâhı olan kalbin en mühim iki amelidir. Bu ikisi, müʼminin Hakkʼa giden gönül yolculuğundaki terakkîsinin de en büyük sermayeleridir.
Cenâb-ı Hakkʼın rızâsına ermek istiyorsak, evvelâ Oʼnun hakkımızdaki takdîrine râzı olmayı bilmeliyiz.