Güneşin önce kızıl bir renge bürünüp sonra hızlıca gözden kaybolması gibi, her başlangıcın bir sonu vardır. Kimi zaman hazin, kimi zaman sevinçli, kimi zaman belli-belirsiz duygularla… Ama hayat, pek çok başlangıç ile pek çok sonun yaşandığı girift hadiseler sahnesidir. Böyle bir hengâmeden, insanın aradığı tek bir şey var; huzur…
Namaz Gönüllüleri Platformu tarafından başlatılan “Namazla Diriliş Seferberliği” devam ediyor. Namaz Gönüllüleri Platformu ve Ensar Vakfı’nın desteği ile İmam Hatip Okullarında yapılan eğitim seminerlerinde “Namazla Diriliş” konusunda seçkin eğitimciler tarafından öğrencilere namazın önemine dönük eğitimler veriliyor.
"İnsan, Cenâb-ı Hak’tan samimiyet ve ısrarla isterse, Allah ona cevap verir." diyor Barihudâ Tanrıkorur ve hidayet öyküsünü bizlerle paylaşıyor. Jamaika'dan Mevlana şehri Konya'ya uzanan bir ömürlük, ibretlik gerçek bir hikaye...
Bir rekâtta bedenin temel olarak dört pozisyonu vardır. Her biri Arap alfabesinin bir harfinden oluşur ki onlar Allah’ın isminin yazıldığı harflerdir. ‘Elif’ kıyamdır, ‘Lam’ rükûdur. ‘He’ ise secde ve aynı zamanda nefes alma ve oturma hali celsedir. Kıyam (ayakta durma), insan âleminin sembolüdür, Allah’tandır. Rükû (eğilme), hayvan âleminin sembolüdür, Allah’a yöneliştir. Secde (yere kapanma) bitki âleminin sembolüdür, Allah’ı hissetmektir. Celse (oturma) maden âleminin sembolüdür, Allah içindir.
İlmi Araştırmalar Merkezi (İLAM)'da öğretim görevlisi olan Dr. Murat Kaya, Namazı huşu ile ve tam olarak kılmanın önemini İslam ve İhsan'da anlattı.
İsmail Lütfi Çakan, Altınoluk Dergisi'nde ümmet kavramını farklı yönleriyle izah etti. "Eskiden halkımız herhangi bir tehlike belirince veya olumsuzluk söz konusu olunca, yardım çağrısında bulunmak için, 'Yetişin ey ümmet-i Muhammed”, “ümmet-i Muhammed’den kimse yok mu?' diye bağırır, yardım isterdi." Diyen Çakan, Mehmet Akif Ersoy'un ümmetin zamanımızdaki durumunu anlatan şiirine de yer verdi.