İnsan yüksek ve yüce bir hayat yaşamak zorundadır. Çünkü ahsen-i takvim üzere yaratılmıştır. Yani aklî, hissî ve rûhî potansiyeli çok kuvvetlidir. Basit bir hayat yaşamak, “insan fıtratı içinde hayvana dönüşmek” Âdem’in evlâtlarına göre değildir... Yazar İdris Arpat'ın Altınoluk Dergisi'nde bu ay yayınlanan yazısını sizlerle paylaşıyoruz.
Kul hakkı, bir başka mü’mini haksız yere incitecek her türlü söz, davranış, hareket ve tutumdur. Bu mânâda, bir insana bağırmak, çağırmak, vurmak vs. gibi hareketler kul hakkı olduğu gibi, birisinin malını gasbetmek, onun hakkında gıybet ve iftirada bulunmak da kul hakkına sebep olur.
Bugünün Müslümanının sahabe neslinden alması gereken iki haslet bulunmaktadır. Bunlardan birincisi mîzâcı ve meşrebi ne olursa olsun bütün Müslümanları sevmek ve onlara karşı samimi olmaktır. İkincisi de Müslümanlar arasındaki siyasi ihtilaflardan uzak durup, Müslümanlarla uğraşmayı terk etmektir.
Bilinen bir gerçektir ki taklîdî de olsa iman aslî bir değerdir. Değeri yüksek olan şeylerin düşmanı da çok olur. Bu sebepledir ki dünya-âhiret mutluluğunun temeli olan imanımızı son nefesimize kadar korumak büyük önem taşımaktadır. Bu noktada her Müslümanın büyük, sürekli ve derin bir titizlik içinde olması gerekmektedir.
Bangladeş’te ve cemaat mensuplarının kalabalık olduğu birçok ülkede, son üç yıldır iç bölünmeler nedeniyle irili ufaklı kavgalar oluyordu. Fakat, geçtiğimiz günlerde Bangladeş'te ilk defa can kaybı yaşandı.
İnsan, ölüm ve âhiret hakîkatini er-geç görecektir. Fakat kabirde uyanmak insana fayda sağlamaz. Bu sebeple, asıl maharet; bu dünyada iken bu hakîkatleri idrâk edip gereğini yapmaktır. Hazret-i Mevlânâ şöyle der: “Sonunda sen de bunu anlayacak ve idrâk edeceksin ya, bari şimdiden kendine gel de son günü bugünden gör. Aklını başına al da, işin sonunu bugünden görmeye çalış. Hakîkati ve âhireti görecek gözünü, gafletle ve nefsânî temâyüllerle âmâ etme!”
Bugün en çok Müslüman nüfusa sahip ülke olan Endonezya nasıl Müslüman oldu?
Muhadramlar, Tâbiîler arasında yer alan ve tabiî sayılan küçük bir Müslüman gurubun adıdır.
İnişler çıkışlar, zorluklar kolaylıklar, darlıklar bolluklar olacak. Bu kaçınılmaz. Bazan zenginlik fitne olacak, bazan fakirlik. Bazan güç-kudret fitne olacak, bazan zaaf. Bazan savaşta fitne yaşanacak bazan barışta... İstikameti korumak için çare ne? Allah’ı görüyormuş gibi yaşama disiplini.
Tâbiî ne demektir?