Müslümanın Müslüman üzerindeki vazifeleri nelerdir? İnfak ruhu nasıl olmalıdır? Muhtaçlara yardım ederken nasıl bir yol izlenmelidir? Kuran kültürü ne demektir? Bir Müslümanın üzerinde düşen ve yapması gereken vazifeleri Osman Nuri Topbaş Hocaefendi anlatıyor...
Merhamet, sende olanı, senden daha mahrûm olana ikrâm etmendir. Bir mü’minin, muhtaç, garip, yoksul ve yetimleri arayıp bulması, maddî ve mânevî olarak onların kırık gönüllerini hoş etmesi, yani onlara İslâm’ın güler yüzünü sergilemesi îcâb eder.
Karabük'ün Safranbolu ilçesinde, çocuk yaşlarda adım attığı iyilik yolundaki yürüyüşünü 38 yıldır sürüdüren Zehra Söylemez, yurt içi ve dışında öncülük ettiği yardım faaliyetleri dolayısıyla "mazlumların Zehra ablası" olarak anılıyor.
Öncelikle bir toplumun ileri gelenleri yoksula ve fakire sahip çıkmalı, şayet imkânları elvermiyorsa, o zaman başkalarından yardım istemelidir. Misafire ikram etmek ve hadiste en güzel örneğini gördüğümüz şekilde onu kendisine tercih etmek büyük bir olgunluktur.
İslâm, her insanın yapabileceği bir yardım yolu göstermiştir. Dolayısıyla kuvvetli-zayıf, zengin-fakir her Müslümanın yapabileceği bir iyilik, hayır ve yardım mutlaka mevcuttur.
Suriye'de Beşşar Esed rejiminin, askeri kuşatmada tuttuğu Doğu Guta'da babaları rejimin saldırılarında ölen 12 bine yakın çocuktan, 4 bini acil yardım bekliyor.
Gaziantep'in Şehitkamil Belediyesi tarafından yürütülen "Vefa" projesi kapsamında oluşturulan ekipler, Ramazan Bayramı öncesi yaşlı, hasta ve engelli vatandaşların bakımını yapıyor, evlerini temizliyor.
Dünyanın her yerinde hidâyet bekleyen nice insan bize emanet, muhtaçlar bize emanet, yalnızlar bize emanet; garipler, kimsesizler, yetimler bize emanet… Az veya çok dünya malı bize emanet, her şey bize emanet…
Allah dostları, yalnızların yanıbaşında, mâtemlerin civârında bulunarak kimsesizlerin kimsesi olurlar.
Zekât ve sadaka gibi infaklarda edeb çok mühimdir. Bilhassa veren, alana teşekkür hissiyâtı içinde olmalıdır. Çünkü onu farz olan bir borçtan kurtarıp ecre nâil eylemektedir. Verilen sadakalar aynı zamanda, veren kişiyi hastalık ve musîbetlere karşı koruyan birer siper-i sâikadır. Yoksullar, fakirler ve garipler, aslında varlık sâhipleri için büyük bir nîmettir. Zîrâ cennet kapıları, onların duâları ile açılır.