Modern hayatın alıp götürdüğü değerlerimizden biri olan annelik, kapitalizmin dişlileri arasında emek kurbanı ediliyor. Bugün birçok anne kendisini iş hayatının içerisinde buluyor. Bu da kendisini hem yoruyor hem de ailesinden, evinden uzaklaştırıyor. Kaybettiğimiz annelik duygularımızı yeşertmek için püf noktaları...
Prof. Dr. Süleyman Hayri Bolay tarihselci-modernist çıkışı “Hedef Allah’ı, Kur’an’ı, Peygamberi ve sonunda İslam’ı safdışı etmektir” sözleriyle değerlendiriyor. Altınoluk Dergisi'nde kendisi ile yapılan röportajı sizler için alıntıladık.
Prof. Dr. Sadettin Ökten, Türkiye özelinde Batı dünyasının medeniyet tasavvurunu, Avrupa'da aşırı sağın yükselmesini, Asya ve Afrika coğrafyasındaki gelişmeleri değerlendirdi.
Dünyayı kendinden ibaret zanneden çağımızın “değerli” insanı, içine halife olarak yerleştirildiği kâinatta hüküm süren mükemmel silsileyi tefekkür ettikçe, ancak bu kıymetli “oluşa katılarak” değer sahibi olabileceğini görecektir.
"Modern, hızlı, heyecansız bir zamanda olduğumu hissediyorum. Hayatın anlamsız ve amaçsız bir “alışkanlık” olmaması ve anın farkına varabilmek için ne yapabilirim?" Klinik Psikolog Mehmet Dinç cevaplıyor.
Zaman, belli bir ölçüde yaratılmıştır. Yıllar, aylar, günler ve saatler, belli bir seyir içerisinde deveran etmektedir. Zamanın uzayıp kısalması gibi bir durum söz konusu değildir. Ancak; verimli ve şuurlu kullanılması hâlinde, zamanın artmasına şahit olmak mümkündür.
Kendi mânevî değerlerini yitirerek, “süslü, ama ruhsuz” başka medeniyetleri taklit etmek, fertler ve toplumlar için büyük bir sefâlet ve alçalıştır. Müslüman olmak, bir insana şeref olarak yeter. İslâm’ın dışında şeref ve izzet arayanların bahtına ise, tarih boyunca hep mahrumiyet ve acılar düşmüştür.
Sürekli Allah ism-i celâli ile meşgul olan dil ve o dilden kalbe akseden bu güzel ifade; gönül aynasında kendini gösterecek, dünyevî her türlü meşguliyetten bîtâp düşen insanı zinde kılacaktır. Bu yüzden zikir gönül yorgunluğumuzu alacak en kolay ve anlamlı bir ibadettir.
Üstad Necip Fazıl Kısakürek ve Mütefekkir Salih Mirzabeyoğlu'nun düşüncelerinden hareketle bugüne dair meselelerimizin tahlilini içeren 'Çıkmaz Sokak' kitabında yazar Bilgehan Eren; Cemil Meriç'ten Nurettin Topçu'ya, Huxley'den Eric Hoffer'e, Sadettin Ökten'den Mustafa Özel'e, George Orwell'den Max Weber'e, İsmet Özel'den Giovanni Papini'ye birçok düşünce adamına atıf yaparak modern dünyanın muhasebesini yapıyor.