Misafirlere karşı olan davranışlarımız, dinimizin emri gereği elbette ki hürmetkâr ve zarif olmalı... Bu halimizi dışarıdan biriymiş gibi gözlemleyip tefekkür edebilirsek, benzer nazik tutumları, en yakınlarımızın da kat kat fazlasıyla hak ettiği gerçeğini hatırdan çıkarmayız.
Osmanlılar, gönüllerini tezyîn eden İslâm ahlâkının zarâfet ve nezâket numûneleriyle dolu bir hayat yaşamışlardır. Dolayısıyla Avrupa’da insanlar âdeta idârecilerinin eli altında esir muâmelesine tâbî tutularak çok ağır şartlarda yaşarken Osmanlılar’da Müslüman olmayan ahâlî bile gâyet huzur ve rahat içinde ömür sürmekteydi.