Muhabbetin en büyük alâmeti, itaattir. Seven, sevdiğine gönlündeki muhabbet seviyesinde tâbî olur. Dolayısıyla her iki cihanda da Allah Rasûlü’ne yakın olmak isteyen bir kimsenin, hayatının her safhasını Efendimiz’in gönül dokusundan hisse alarak istikâmetlendirmesi şarttır.
Hatay'ın Reyhanlı ilçesinde üniversite sınavlarına hazırlanan bir genç, derslerinden arta kalan zamanda Suriyeli yetimleri tıraş ediyor.
Konya'da damı akan iki odalı evde 4 çocuğuyla yaşayan Ramazan Yarım, Hadim Kaymakamlığının aylık para, gıda ve ev yardımı teklifini, "Bizden daha muhtaç insanlar var" diyerek kabul etmiyor.
Oluşturduğu kütüphaneler ve gerçekleştirdiği etkinliklerle adından söz ettiren "Yarını Aydınlat Platformu" yaşlı, fakir ve engellilerin gündelik hayatlarına bir nebze olsun farkındalık katmaya çalışıyor.
İncitmeme ve incinmeme hususunda kalbî seviyemiz “Seni öldürmeye gelen, sende dirilsin.” düstûrunu gerçekleştirebilecek bir kıvamda olmalı. Bu anlamda insanlar arasında kendini bilenlerin belli edep sahibi insanlar olduğu belirtilir.
İnsanı olgunlaştıran, meşakkatler ve mahrûmiyetlerdir. Her külfetten kaçınmak tembellik, bencillik ve iradesizliktir. Doğru olan, katlanılan külfetle elde edilecek netice arasında bir muvâzenenin mevcut olup olmadığına dikkat etmektir.
Amasya'nın Taşova ilçesinde yaşayan Kuru, doğuştan görmeyen "Pamuk" isimli güvercinine bebek gibi ilgi gösteriyor.
Cimrilik, israf ve ihtiras… İnsanın dünya ve âhireti için belâ olan, üç kötü huy!.. Ebedî saâdete kavuşabilmek için, bunların mutlaka tedavi edilmesi gerekir.
"Merhametlilere Rahman merhamet eder. Siz yeryüzündekilere merhamet edin ki göktekiler de size merhamet etsin!" (Tirmizî, "Birr ve Sıla", 16; Buhârî, "Edeb", 13)
İnsan başkalarını çokça affetmeli ki Allah da onu affetsin. Nitekim hepimizin, gerek Allâh’a, gerekse kullarına karşı işlenmiş, affedilmeyi bekleyen pek çok hatâsı vardır.