mekkenin fethi

Peygamberimizin Affediciliği

Fahr-i Kâinat -sallâllâhu aleyhi ve sellem- Efendimiz şahsına yapılan kötülüğe nasıl karşılık verirdi? Mekke fethinde neler yaşandı? Peygamberimiz (s.a.v) kendilerine zulmeden, ashabı katleden Mekke ehline nasıl muamele etti?

Mekke’nin Fethi ile İlgili Hadisler

Mekke’nin fethi ile ilgili hadisler nelerdir? Peygamberimizin (s.a.v) Mekke’nin fethi hakkındaki bazı hadis metinlerini sizler için derledik. Mekke’nin fethi ile ilgili hadisi şerifler...

Mekke’nin Fethi

Mekke’nin fethinin sebepleri ve sonuçları nelerdir? Mekke’nin fethi ne zaman ve nasıl oldu? İşte Mekke’nin fetih tarihi...

Kadınların Peygamber Efendimiz’e Biati Nasıl Oldu?

Peygamber Efendimiz’e erkeklerin yanı sıra kadınlar da biat etti. Peki kadınların biati nasıl oldu? İşte kadınların biati ve Peygamberimize verdikleri sözler...

Sabredersen Sana Cennette Bir Ev Var

Sabredersen, senin için hayırlı olur. Evine karşılık, sana Cennet’te bir köşk var!

İslam Fütuhatının Başlangıcı

Bütün Arabistan’a ve oradan bütün cihana yayılan İslam’ın maddi ve manevî fütuhatı, Kâbe kapısının açılmasıyla başlamıştır.

Suçun ve Cezanın Şahsiliği

Hukukta cezalar ve suçlar şahsîdir. Dolayısıyla zâlimlerin yanında mazlumların da öldürüldüğü katliamları İslâm şiddetle yasaklar.

İslam Aşırıya Gitmeyi Yasaklar

İslâm Hukûku’nda gâye kadar ona ulaştıran yolun da meşrû olması şarttır. Bu sebeple Kur’ân mü’minlere, savaşmak mecbûriyetinde kaldıklarında nasıl davranmaları gerektiğini açıklar ve bu hususta çok sıkı kâideler koyar.

Ramazan Fetih Ayıdır

Gerçek fetihlere kavuşmanın tek yolu; Peygamberî metodla önce kendimizi fethetmek, nefsî zaaflarını yenmek, Kâbe’deki putlardan önce içimizdeki kin, nefret, ihtiras putlarını kırmak, vahyin aydınlığında, Kur’ân ve ramazan ikliminde yeniden müslümaca bir kimlik inşa etmektir. Kutlu fetihlere erme duasıyla...

Efendimizin Zühd Hayatı

Rasûlullah -sallâllâhu aleyhi ve sellem- Efendimiz, dünyanın geçici, âhiretin ise esas hayat olduğunu en zirve seviyede idrâk etmiş hâldeydi. O, gerek Mescid-i Nebevî’nin inşâsı, hendek kazılması ve harp gibi meşakkatli ve sıkıntılı zamanlarda, gerekse Mekke’nin fethi ve hacc-ı ekber gibi mes’ut zamanlarda, hep aynı cümleyle Cenâb-ı Hakk’a ilticâ etmiştir: “Allâh’ım! Gerçek hayat ancak âhiret hayatıdır.”[1]