Kâinatta var olan her zerre, dâimâ Cenâb-ı Hakk’a itaat hâlinde. Güneş bu itaat çerçevesinde doğup batıyor. Günler bu itaatle uzayıp kısalıyor. Toprak bu itaati sebebiyle bağrına emanet edilen tohumu büyütüyor. Mesela bir balık, bu itaate başkaldırarak suyun dışında yaşamaya çalışmıyor. Zira suyun dışı, kendisi için bir ölüm okyanusu. Yani bütün mevcudat Allâh’a olan bu itaatleri dolayısıyla hayatlarından memnun ve huzur içerisinde.
Herkes egoizmin zindanında yalnız bir mahkûm gibi yaşamaktadır. “Modern Yalnızlık” günümüzün en korkunç gerçeğidir. Herkes birbirinin gözü önünde yalnız yaşamaktadır.
Dertli şair Mehmed Akif Ersoy, Safahat’taki üçüncü şiiri “Hasta”da, hastalanmış bir çocuğu şiirler âdeta resmederek anlatıyor. Bir çocuğun diliyle Akif'in haykırışı...
Bir harpte hakîkî şehîdler veriliyorsa, Rabbimizin izniyle zafer muhakkaktır. Lâkin ölenler, îman ve vatan şuurundan mahrum iseler, netice hezîmettir. İşte Çanakkale zaferi, düşmana ders ve aynı zamanda şerefli Türk gençliğine de fiilî bir nasihattir, tebliğdir...
Müslümanlarının önündeki öncelikli ve kutlu bir hedef; din kardeşliğini önceleyip grupçuluğu ötelemek ve dolayısıyla Müslümanlar arası kaynaşmayı teşvik etmek ve bu yönde bir anlayış ve davranış geliştirmeye çalışmaktır. Zira, İslâm’ı ve Müslümanları önemseyen herkes, özel bağlılıklarını din kardeşliği çerçevesinde yeniden değerlendirme göreviyle baş başadır.
Bir gün fakir bir bedevî Hazret-i Ali’den sadaka ister. Hazret-i Ali -radıyallâhu anh-, o an için başka bir imkânı bulunmadığından, yerden bir avuç kum alır ve bir şeyler okuyarak kuma üfler.
Lider Eğitim Sultantepe Gençlik Gelişim Merkezi bünyesindeki Aziz Mahmud Hüdayi Ergin İzci ve Sohbet Grubu, Mehmet Akif Ersoy ile ilgili bir kısa film hazırladı. Çekimleri Şeyh Dairesi`nde yapılan film, Mehmed Akif Ersoy`un İstiklâl Marşı`nı yazma hikâyesinden bir kesit sunuyor. "Kim 500 Lira İstemez" adlı bu filmde, daha önce film konusunda hiçbir tecrübesi olmayan İmam Hatip Lisesi öğrencisi gençler rol aldı.