Hz. Peygamber Medine’ye teşrif edince ilk eylem olarak Mescid-i Nebevi’yi inşa etmiştir. Burası bundan böyle şehrin fiziksel yapısının ve şehirde yaşanan hayat tarzının merkezi hâline gelmiştir. Medine’de kenar semtler şehir ile bütünleştirilerek Mescid-i Nebevi’ye herkesin kolay ve güvenilir bir biçimde erişmesi saplanmıştır. Bu mescitte ibadet, eğitim öğretim, adalet, idare ve diğer toplumsal işlevler yerine getirildiği gibi Beytü’l-Mal için de bir oda tahsis edilmiştir. Zamanla Medine şehri büyüyüp genişledikçe ihtiyaç duyulan yerlere yeni mescitler de inşa edilmiştir.
Ne ile yetişmiş, hangi esaslarla terbiye ve tahsil görmüş bir insandan bahsetmekteyiz? Elbette, bizim medeniyetimizi inşâ eden Allah ve Rasûlü’nün tâlimatlarıyla, Kur’ân ve Sünnet ekseninde yetişmiş bir insan…
Keyfiyetli ilgi, her şeyi büyüten ve geliştiren bir iksirdir. Ancak bu çeşit ilgi samimi bir gönülle yerine getirilmelidir. Yapmacık ilgiler ise bazen zararlı bile olabilir.
Sadi Şirazi, “Bir tek ağaç yaprağı bile O’nu tanımak için bir divandır” diyor. Gerçekten de bir yaprak incelendiğinde Şirazi’nin bu tespiti açıkça görülecektir. Zira yaprak, ağacın sindirim organı, solunum organı ve hatta dolaşım sisteminin en önemli unsurudur.
Rasûlullah -sallâllâhu aleyhi ve sellem- Efendimiz’in mübârek rûhâniyetinden, O’nun vârisi ve vekili mesâbesindeki «altın silsile» yoluyla beslenerek sâlih bir kullukla, Hakk’a vâsıl olma gayretidir. Tevhid akîdesini temessül ederek; Dîni aşkla yaşama, iki cihan saâdetini kazanma azmidir.
Tarihte bilinen ilk doğum günü kutlaması, Eski Mısır’da ve milâttan önce 3000’lerde… Yani yaklaşık beş bin yıllık bir geçmişi var ve ilk defa firavun hânedanından “kendisinin kutsal tanrı olduğunu iddiâ eden” birisi için kutlanıyor. Bu doğum günü kutlamasını yapan kadın da Kleopatra…
Yüzakı Dergisi bu ayki sayısında "bizim medeniyetimiz"i konu ediniyor.
Bizi biz yapan ve “değer” olarak ifade edebileceğimiz hangi konuya temas etsek, gayr-i irâdî bir şikâyet psikolojisine bürünüyoruz. Bu, geçmişimizi güzelleştiren birçok değerimizin bu zamana aktarılamayışının bir işareti olarak karşımıza çıkıyor. Kapitalizmin hayatımıza sindiği günümüzde “Ben merkezci” bir anlayışın ürünü olarak yapılan yeni ev tarzları, “rezidans” ve otel mantığı ile inşâ edilen evler; hem mahremiyetin, hem de komşuluk ilişkilerinin âdeta kökünü kurutuyor.
Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Mehmet Görmez ile ümmetin meseleleri üzerine muhâsebe...
Sadettin Ökten ve Kemal Sayar "Gönül Sadâsı" programı ile Kalbin Sesi Erkam Radyo'da başladı.