Asr-ı saâdetten, fedâkârlığın hayatımıza nasıl aksettirilmesi gerektiğini gösteren zirve bir misal.
Keşif ve kerâmet gibi müstesnâ hâller, bâzı kullara, kimi zaman ilâhî bir lûtuf, kimi zamansa ilâhî bir imtihan olarak verilen, fakat aşılması gereken merhalelerdir. Bu merhalelerde takılıp kalmak, Hak yolcusunu asıl maksadından uzak düşürür.
İyi niyet ve ihlas insanın davranışlarının temelini teşkil eder. Niyetsiz hiçbir ibadet olmayacağı gibi ihlastan uzak hiç bir amel de Allah’a ulaşmaz. Allah Teâlâ’yı hoşnut edecek davranışlar ancak ihlâs ve samimiyetle yapılanlardır.
Bağdat diyarından bir Allah dostu. Adı İbrahim bin Ahmed, künyesi Ebû İshak, lakabı Havvas. Havvas, hurma yaprağından zenbil örücü demektir.
Hazreti Muhammed’e -sallallâhu aleyhi ve sellem- tâbi olmak sûretiyle Allah Teâlâ'nın dostluğuna muvaffak olan sâlih bir çobanın ibretli ve hikmetli hikâyesini istifadenize sunuyoruz.
Ticaret, helal yoldan kazanç sağlamak için yapılır. Dinimizce de makbul bir iştir. Hz. Peygamber (sav) ve mezhep imamımız Ebu Hanife’nin de mesleğidir.
Mü’minlere karşı idârî mes’ûliyeti bulunanların sahip olmaları gereken kardeşlik hassâsiyeti nasıl olmalıdır?
O kadar mütevâzi olun ki, kimse kimseye böbürlenmesin; kimse kimseye zulmetmesin.
Toplu olduğunuz müddetçe kimse sizi yenemez; lâkin ayrılırsanız, çabuk kırılır ve bozguna uğrarsınız.
Yeryüzündeki tüm kudret, zenginlik ve ihtişamına rağmen insanoğlunun bu dünyada (hiç) sahip olamayacağı çok mühim bir şey vardır.