kendin olmak

Kendini Bilen İnsanın Üç Vasfı

İn­cit­me­mek, nis­pe­ten ko­lay­dır. Ama in­cin­me­mek el­de de­ğil­dir. Zî­râ o, bir gö­nül işi­dir. Do­la­yı­sıy­la in­cin­me­mek, an­cak fâ­nî­ler­den ge­len ve kalb­le­re sap­la­nan ze­hir­li ok­la­rın te­sir­siz kal­ma­sı ile müm­kün­dür. Bu da, nefs tez­ki­ye­si ve kalb tas­fi­ye­si­nin ke­mâ­lin­de­ki se­vi­ye nis­be­tin­de­dir.

Muhtaç Olduğun Adamı Doğuracaksın

Âcizlik Müslümana yakışmaz. İman heyecanı ile dolu bir gönül, zamanla etrafına sirayet eder. Esasen her insana potansiyel “insan-ı kâmil” nazarıyla yaklaşılır ise bu niyet bile, nicelerinin öz benliğini dönüştürmeye vesile olur.

İmtihanlar Aynasında Kendini Okumak

Nefsinle mücadelende, onun kölesi misin? Onu teşvik etmek mi, yoksa ona sert davranmak mı daha tesirli; yola gelmesinde… Kendini beğenir mi, yoksa yerer mi sürekli?

Kendini Tanımak Güç mü?

Hadîs-i şerifte “Nefsini bilen, Rabbini bilir.” buyrulmuştur. Bu beyân, insanın kendini tanıması ve değerini takdir husûsundaki güçlüğün ifadesidir.

Allah'ı Dağlarda Buldum

Abdurrahman İslam… Dile kolay, yaklaşık 40 yıl önce elinde İslam’a dair çok az kaynak varken, Avrupa’da çeşitli ideolojik çatışmaların yaşandığı bir zamanda, üstelik Hristiyan/Katolik inancın merkezi sayılan İtalya’da, Müslümanların varlığı şimdiki kadar rahat kabul görmemişken Müslüman olan bir zât-ı muhterem. Şimdilerde 66 yaşında olan ve hayatının büyük çoğunluğunu Türkiye’de devam ettiren Abdurrahman İslam ağabey ile soyadıyla şereflenişini, 1978 yılındaki ilk Türkiye seyahatini, bir yıl sonra Sâmi Efendi ve Mûsa Efendi ile görüşmelerini ve hayatını konuştuk.

Kendini Fethedenler Mekke'yi Fethederler

Kendimize bakmalıyız. Kişiliğimizin hangi alanında nasıl bir işgal var, onu görmeliyiz. Hesaba çekilmeden önce kendi kendimizi hesaba çekmeliyiz. Bütün zamanların Mekke’lerinin içinden Medineler çıkar, Mekke’yi aşanlar Mekke’yi fethederler. Kendini fethedenler Mekke’yi fethederler.