kamil mümin

İmtihanın Çemberinden Geçen Müminler

Kamil bir mümin olmanın gereklilikleri nelerdir? Mümin için imtihan en demektir?

Hayat Aşısı Yapan 'gönül Doktoru'

İçinde bulunduğumuz imtihan âleminde, nefs tezkiyesi ve kalp tasfiyesi neticesinde süfliyattan kurtulup kemâle ermek ve ulvî mertebelere ulaşmak için mânevî eğitime girmek şarttır. Sohbet eden kişi de, işte bu mânevî eğitimle meşgul olan bir gönül mütehassısı, ruhlara ebedî hayat aşısı yapan bir gönül doktorudur.

Her Gördüğünde Gülümseyen Peygamber

Allahüteala her bir Müslümanı yaratılan her şeye şefkat, merhamet ve tebessümle yaklaşabilen, ince ruhlu, kâmil mü’minlerden olması gerektiğini, İslâm’ın güler yüzünü eksik etmeden her gün yerine getiren Peygamber Efendimiz'in (sellallahü aleyhi ve sellem) hayatı ile bize gösteriyor.

Mektupla İrşad Eden Allah Dostu

İletişimin mektuplarla yapıldığı geçmiş zamanlarda Allah dostları uzaktaki talebelerinin manevi eğitimlerini gönderdikleri mektuplarla yapmışlar ve bu irşadlarını usul olarak uzun yıllar kullandıklarını elimize geçen kayıtlardan biliyoruz. Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî Hazretleri ile Seyyid Tâhâ el-Hakkârî Hazretleri arasında yapılan manevi mektuplaşmaları sizlerle paylaşıyoruz.

Cennetlik Adam

Şahsî meselelerde affetme fazîletini gösteremeyip kin ve intikam gütmek, kâmil mü’minlere aslâ yakışmaz. Mü’mine düşen, kusurlu insana karşı gazap yerine merhamet duygusuyla dolu olmaktır. Günahkâra, sürüklendiği günahtan dolayı acıma hissiyle mukābele etmek, îmanda kemâle ermenin bir ifâdesidir. Zira kâmil mü’minler, kusur işleyen bir mü’mine karşı -o kusur kendilerine karşı işlenmiş olsa dahî- bir doktorun hastasına muâmelesi gibi bir tavır sergilerler.

Cömertlik Bu Ayda Filizleniyor

Oruç; diğergâmlık tâlimidir. Yoksulların ve muhtaçların çektiği sıkıntılardan sadece biri olan açlığı fiilen yaşatarak onların hâlinden anlamayı temin eder. Böylece gönüllerde merhamet, şefkat ve cömertlik tohumlarının filizlenmesini sağlar.

İlâhî Takdirden Memnun Olma Sanatı

Mevlânâ Hazretleri buyurur: “Eğer dünyadayken cennette bulunmak istersen, herkesle dost ol, hiç kimsenin kinini yüreğinde tutma! Çünkü bir kardeşini dostlukla anarsan, dâimâ sevinç içinde olursun. İşte o sevinç, dünyâ cennetinin tâ kendisidir. Eğer bir kimseyi kin ile anarsan, dâimâ üzüntü içinde olursun. İşte bu gam da cehennemin tâ kendisidir.”

Mânevî Terbiye Usulleri

Mânevî arınma ve tekâmül yolculuğu olan seyr-u sülûkte, sohbet, zikir, muhabbet ve hizmetin dışında da pek çok mânevî terbiye usûlü bulunmaktadır. Bu terbiye metodları; zaman ve zeminin şartlarına, kişilerin karakter ve şahsiyetine göre pek çok farklılık ve çeşitlilik gösterebilir. Bazı manevi terbiye usulleri...

İmanda Tefekkür Derinliği

Kur’ân-ı Kerîm’de tefekkür ve tezekkürü hatırlatan pek çok âyet-i kerîme var.1 Bunlar içinde Âl-i İmrân sûresine bakıyoruz; şöyle buyruluyor: “Göklerin ve yerin yaratılışında, gece ile gündüzün birbiri ardınca gelip gidişinde aklıselim sahipleri için gerçekten açık ibretler vardır. Onlar, ayakta dururken, otururken, yanları üzerine yatarken (her zaman) Allah’ı anarlar; göklerin ve yerin yaratılışı hakkında derin derin düşünürler (ve şöyle derler:) Rabbimiz! Sen bunu boşuna yaratmadın. Seni tesbih ederiz. Bizi cehennem azabından koru.

Ruhumuzu Olgunlaştıran Özellik

Kâ­mil bir mü’min, gö­nül in­sa­nı­dır. Mer­ha­met ve di­ğer­gâm­lık, onun en be­lir­gin vas­fı ve ta­bi­at-i as­li­ye­si­dir. Mer­ha­met, mü’minin kal­bin­de hiç sön­me­yen bir ateş gi­bi­dir. İn­san rû­hu­nun ula­şa­bi­le­ce­ği ol­gun­luk zirvesine çı­kı­şın yo­lu, mer­ha­met ve hiz­met ba­sa­mak­la­rın­dan geç­mek­te­dir. Mer­ha­met, îmâ­nı­mı­zın bu âlem­de şâ­hi­di olan ve bi­zi kal­ben Rab­bi­mi­ze yak­laş­tı­ran ilâ­hî bir cev­her­dir.