İstanbul Müftülüğü 2006 yılından itibaren başta il genelinde görev yapan personele ve halka faydalı olması amacıyla yayınladığı Din ve Hayat dergisi bugün 22. sayısı ile ilmi yolculuğuna devam ediyor.
Kâinat kitabında sergilenen ilâhî sır ve hikmetleri kâmil mânâda okuyabilmek için, hangi hususta derinleşmek lâzımdır?
Yüce Rabbimiz insanı öylesine muhteşem yaratmıştır ki, zamanımızdaki yüksek ilim ve teknoloji sâyesinde yapılan sayısız keşiflere rağmen, ondaki hârikulâde sır ve hikmetlerin nihâyetine varılamamıştır.
İsmi, Samir Nebîl. Yemenli bir baba ile Sırp bir annenin oğlu. Sırbistan'da tıp eğitimi aldığı sırada sosyal medyada, Osman Nuri Topbaş Hocaefendi'nin "Kainat, İnsan ve Kur'ân'da Tefekkür" adlı kitabına rastladı. Okuduktan hemen sonra, kitabın muhteviyatına uygun bir karar alan Samir'in İslam hakkındaki fikirleri değişti ve Müslüman olmaya karar verdi. Bu kararından 80 gün sonra umre ve hac için çıktığı seyahat sırasında şehit olan Samir, ardında, nasıl İslam olduğunu açıklayan bir yazı ve vasiyetini bırakır.
Cenâb-ı Hakk’ın, insanlığa rahmetinin en büyük tecellîgâhı olan Kur’ân-ı Kerîm, beşeriyet için kıymeti târiflere sığmayacak derecede ulvî bir nîmettir. Cennet’e dâvet edilen insan için, hayat yolculuğunun meçhullerini mâlum kılan, problemlerini en güzel bir sûrette çözüme kavuşturan, karanlıklarını nûruyla aydınlatan bu nîmet; akıl ve kalp için her bakımdan tatminkâr deliller ihtivâ eder.
Osman Nuri Topbaş Hocaefendi’nin iki yeni kitabı okuyucuyla buluştu.