Kâfir ne demektir? Neye ve kime kâfir denir? Din ıstılahında anlamı nedir?
Akşemsettîn Hazretleri'nin mânevî sahada olduğu kadar zâhirî sahada da Fatih Sultan Mehmet'e çok büyük yardımları olmuştur. İşte Akşemseddin'in Sultan Mehmet'e bazı tavsiyeleri...
Bugün dünyada ve ülkemizde yaşanan siyasi, sosyal, kültürel vb. hadiselerle ilgili haberlerin birçoğunu medyadan ediniyoruz. Ancak medyadan edindiğimiz haberler ne kadar doğru, bu araçlara nasıl güveneceğiz? Peygamber Efendimiz’in hayatından çağımıza ışık olacak medya okuryazarlığı dersi.
Hadisi şerifte geçen münafığın alametleri en kısa tanımıyla üç tanedir. İşte münafığın üç alameti...
Sufiler, temiz gönülleri Rablerine vasıl kılmak için Kur'ân-ı Kerim ve Peygamber Efendimiz'in sünnetinden aldıkları metotlarla insanları terbiye etmeye çalışırlar. Zikir, tefekkür, tezekkür, zühd, sohbet ve hizmet gibi usuller tüm tarikatların ana merkezini oluşturur. Ne var ki bu usuller aslında bir değişiklik olmadan zaman ve zemine göre farklı şekillerde uygulanabilir.
İnanç yönünden insanlar başlıca dört kısma ayrılır. İşte inanç yönünden 4 çeşit insan...
İslam’ın temel emirlerden birisi Müslümanların birbirlerini kardeş olarak görmeleri ve bunun gereğini yapmalarıdır. “Mü’minler ancak kardeştirler.” [1]Yani Mü’minler kardeşten başka bir şey değildir dolayısıyla birbirlerine kardeşçe muamele etmeleri gerekmektedir.
Müslüman, toplumu içten yıkmak için ustaca planlanmış tuzaklara karşı, müslümanı müslümana düşürecek tuzaklara karşı her zaman uyanık olmalı. Bu yazıda da müminlerin başına gelebilecekleri tuzaklar örnekler ışığında anlatılıyor.
Allahü Teâlâ, suçluları cezalandırmada acele davranmaz. Kâfirler, küfürden imana; zâlimler, zulümden adâlete, âsiler isyandan ibadete; günahkârlar, günahtan tövbeye; sapıklar, dalâletten hidâyete yönelebilirler. Bu sebeble Allah Teâlâ cezaları tehir eder, hatta bir çoğunu âhirete bırakır.
Cennet ve Cehennem; her dîne göre değişebilen göreceli/izâfî kavramlar değildir. Şirk ve küfür üzere olan Yahudi ve Hıristiyanları, Cennete gönderme çabaları da içi boş düşüncelerin ürünü olup, dînî bir delili yoktur. Zira Allâh’ın emrettiği şekilde îman etmedikçe, kimsenin cennete girmesi mümkün değildir.