kabir

Öyle Bir Yaşa ki Müjde İle Öl!

Her geçen gün biraz daha yaşlanıyor ve farkında olmadan kesintisiz bir şekilde ölüme doğru yol alıyoruz. Bütün dünyevî varlıklar gibi fânîliğe mahkûm... Gerçek ve sonsuz hayat ise, beşikle tabut arasındaki mesafeye sığmayacak kadar ulvî ve ebedî bir hakikat!.. Böylesine sonsuz bir hayat karşısında dünya hayatı, deryadan bir katre kabîlinden değil midir?

38 Yıldır Mezar Taşını Yanında Taşıyor

Balıkesir'in Erdek ilçesinde yaşayan 76 yaşındaki Muharrem Özbinici, 38 yıl önce yaptırdığı mezar taşını yanından hiç ayırmıyor. 38 yıldır mezar taşıyla her an ölümü tefekkür eden Muharrem Özbinici'nin ilginç hikayesi...

Olağanüstü Bir Hazinenin Keşif Yolculuğu

İnsan, birkaç gün misafir olarak bulunduğu bu dünyada kendini aldatır. Her gün cenâze sahnelerini seyrettiği hâlde, ölümü kendine uzak görür. İnsanlar bu ibretli yolculuğu idrâk etmiyorlar mı?

Ebû Eyyûb El-ensârî'nin Kabri Nasıl Bulundu?

İstanbul’un fethinden sonra Fâtih Sultan Mehmed Han hocası Akşemseddîn Hazretleri’ne mürâcaat ederek Ebû Eyyûb el-Ensârî’nin kabrinin bulunması için çalışma başlattı ve yapılan çalışma sonucu Eyüp'te kabri bulundu.

Osmanlı'da Mezarlıklar Neden Cami Önlerindedir?

Ecdâdımız, kabristanları şehir içlerinde ve bilhassa câmi önlerinde yapmışlardır ki, orada sık sık kendi istikballerini tefekkür etsinler. Dünya hayatının fânîliğini yakînen hissetsinler de âhireti unutmasınlar. Gençliklerine, sıhhatlerine, güç-kuvvetlerine aldanıp kendilerini dünyada kalıcı zannetmesinler. Boş ve faydasız şeylerden yüz çevirsinler. Asıl gerekli olan âhiret sermâyesini bir an evvel tedârik etmenin gayretine girsinler.

"ölümü Çokça Hatırlayınız"

Hepimiz, ilâhî imtihan diyârı olan bu cihan mektebinin talebeleriyiz. Kulluk tahsilimiz, ecel tasdiknâmesiyle son bulacak, amellerimizle toprağın sînesine gömüleceğiz.

Ölümü Unutmaya Çalışmak En Büyük Ahmaklıktır

Ölümden kaçarak beyhûde yorulan, ölümü kendinden uzak görerek kendini kandıran gâfillerin aksine, nebevî terbiye ile yetişen ashâb-ı kirâm ve onların izinden yürüyen Hak dostları, ölüme hazırlanmayı, onu sık sık hatırlamayı ve âdeta ölümle iç içe yaşamayı hayat düstûru edinmiş kullardı.