Dinimizde Allah’a imandan, insanlara kötülük yapmamaya kadar uzanan binlerce hayır ve iyilik yolu bulunmaktadır. Yardıma muhtaç olan herkesin yardımına koşmak iyilik ve hayırdır. Her türlü amel ve iyiliğin temeli Allah’a imandır. İman olmadan yapılacak hiçbir işin kıymeti yoktur. İslâm toplumu iyiler ve iyilikler toplumudur.
Bir Müslüman hususi olarak kimleri gözetmeli ve hayırda bulunmalıdır? Şefkat ve merhameti kimlere göstermelidir? "Allah'ın (cc) iyi davranın dediği kimseler" başlıklı kısa video çalışması...
Sosyal medyada, yardımseverlerle ihtiyaç sahiplerini bir araya getiren topluluk, grup ve hesaplar, binlerce insana yardım eli uzatılmasını sağlayarak dayanışma ve iş birliğini arttırıyor.
Dindarlık, kişinin Allah ile nitelikli ilişkisidir. Bir dindarlık tezahürü olan “iyilik”, kişinin kendisi ile ve toplumla ilişkilerini “doğru” biçimde düzenlemesini öngörür. Kişinin dindarlığındaki sadâkati yaptığı iyiliklerin niteliğine ve kıvâmına bağlıdır. İyilikleri küçük görmemek ve ecrini muhakkak Allah’dan beklemek gerekir. Hadis edebiyatımızın kitâbü’l- birr bölümleri güzel dindarlık örnekleriyle doludur. Samimi dindarlığı anlamak isteyen “kitâbü’l- birr” hadislerini okumalıdır.
Ebû Zer radıyallahu anh’den rivayet edildiğine göre Nebî sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Ümmetimin iyi-kötü bütün amelleri bana gösterildi. İyi işlerinin içinde, gelip geçenlere eziyet veren şeylerin yollardan kaldırılmasını da buldum. Kötü amelleri arasında da mescidde temizlenmeden bırakılmış balgamı gördüm.” (Müslim, Mesâcid 57. Ayrıca bk. İbni Mâce, Edeb 7)
İnsan hayatını kolaylaştıran birçok yenilikçi ürün ve çözüme kapı aralayan yapay zeka, sunduğu fırsat ve tehditlerle siber güvenlik alanında iyi ve kötü niyetli kişilerin mücadelesine yön verecek.
İnsanları sapıklığa çağırıp onların hidayet yolundan çıkmasına sebeb olanlar, onlar bu sapıklık içinde kalıp günah işledikçe onların günahından pay alırlar. Aynı şekilde insanları hayra ve iyiliğe teşvik edenler, şerden ve kötülükten sakındıranlar, iyilik yapanlar ve iyi bir çığır açanlar da kıyamete kadar sevap yazılanlardan olur.
Enes İbni Mâlik radıyallahu anh’den rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Allah Teâlâ, yemek yedikten veya bir şey içtikten sonra kendisine hamdeden kuldan hoşnut olur.” [1] Müslim, Zikir 89. Ayrıca bk, Tirmizî, Et’ime 18.
Her hastalıkta olduğu gibi manevî hastalıklarda da erken teşhis önemlidir. Hastalık derinleşip bütün benliği sardıktan sonra hayata geri dönüş kolay olmayacaktır. Bu itibarla yıllık, haftalık ve hatta günlük bir muhasebe ile hâli ölçmek, kulluk kıvamının sıhhati için son derece önemlidir.
İnsanlık için bir iş yaparken yatırımını yaptığımız eksen kendi eksenimizdir. Bir fakiri ihya etmek kendimizi ihya etmektir. Bir hastaya yardım etmek kendimize yardım etmektir. Ümmet olarak bulunduğumuz her yerde bir kişi olsak da, gerçekte bir kişi değiliz; ümmetimizin parçasıyız. Orada bulunmamız ümmetimize yatırımdır.