Tevbe, Hakk’a dönüş demektir. Allah’tan af dilemek için kalplerden taşan niyazlar da “istiğfar”dır. Peki tevbe ve istiğfar nasıl yapılır? Tevbe ve istiğfar duası Arapça-Türkçe, tevbe ve istiğfar duası ve anlamı...
Zikrin temiz bir vicdanla îfâsı da son derece mühimdir. Bu sırra binâendir ki, ehlullah hazarâtı evrâd ü ezkâra umûmiyetle tevbe ve istiğfarla başlamışlardır.
Rasûlullâh Efendimiz, ümmetine farklı istiğfâr şekilleri tâlim buyurmuştur. Bunların en mühimi “seyyidü’l-istiğfâr”dır.
İstiğfârın en büyük neticesi, Cenâb-ı Hakk’a yanık bir gönül hassâsiyetiyle yaklaşabilmektir. Cenâb-ı Hak, tevbe ve istiğfâr eden kullarını sıkıntılardan kurtarır ve onlara pek çok lütuflarda bulunur.
Kabir ehli için istiğfâr etmek caiz midir?
Mü’minler, kendi günahlarına tevbe ettikleri gibi, diğer kardeşlerinin affedilmesi için de istiğfar ederler.
Firâset sahibi müʼminler, geride bıraktıkları sadaka-i câriyelerle, vefatlarından sonra bile amel defterlerinin açık kalmasına gayret ederler.
Rabbimizden bir talepte bulunmadan evvel istiğfar ederek günahlardan temizlenmeli ve dualarımızın kabul edileceği bir kalbî kıvama yükselmeliyiz.
Günün en kıymetli kısmı, gecenin üçte ikisinden sonrasına tekâbül eden seher vakitleridir.
Rabbimizin rahmet deryasının coştuğu üç aylar olarak isimlendirilen günler, geceler ve kandillere kavuşmak üzereyiz. (8 Nisan Cuma Üç ayların başlangıcı.)