Bir müslüman, dünya malını kazanmalı, onu israfa kaçmadan kifâyet miktârınca kullanmalı, şahsî ihtiyaçlarının miktârını insaf sınırları içerisinde belirlemeli ve ihtiyacından fazlasını infâk ederek Cenâb-ı Hakk’ın rızâsına nâil olmaya gayret etmelidir. Elinden, dilinden, gönlünden bütün mahlûkat istifâde etmelidir.
Çocuklarımızı tek başımıza biz mi büyütüyoruz, yoksa onlar televizyonların, dizilerin ve internet sitelerinin çocuğu olarak mı büyüyorlar? Ne kadar bizim rengimizi taşıyorlar? Biz, ne kadar kendi renklerimize büründük? Acaba hercâî bir model ile, herkesten farklı farklı renkler devşirerek “İslâm’ın rengini”, “Allâh’ın boyasını” oluşturacağımızı mı düşünüyoruz?
Yaratan’ın bizden nasıl bir hayat istediğini bilmemek, İslam’ın hayatımızdaki alanını daraltıyor. Başka ölçülere göre yaşarken “Hâlâ Müslüman kaldığımızı” düşünmeye başlıyoruz. Bunun tedavisi, hayatımızın bütün alanlarına ilişkin “Fıkh”ı öğrenmektir.
Osman Nuri Topbaş Hocaefendi'nin yeni kitabı, "Toplumun Kalbindeki Yara İSRAF" çıktı.
Kâmil ruhlar, ebedî kurtuluşa erebilmek için, etraflarında eğitim, hizmet ve merhamet ile kurtarılacak başka insanlar ararlar. Onlar kazandıkları her insanın muhteşem ecri, kaybettikleri her insanın da ağır vebâli altında olduklarının şuurundadırlar.
Türkiye Fırıncılar Konfederasyonu Başkanı Balcı, günde 4 milyon 900 bin adet ekmeğin israf edildiğini söyledi.
Cenâb-ı Hak Asr Sûresi’nde, zamanı iyi kullanamayan insanların hüsrâna düşeceğine işaret etmektedir. Namaz, oruç, hac gibi ibâdetlerde kullarına vakte riâyeti tâlim buyurmuştur. Bu sebeple Hak dostları zamana çok dikkat etmişlerdir. Vakti en faydalı şeylere hasretmeyi, ölçülü kullanmayı ve israf etmemeyi mühim bir esas hâline getirmişlerdir.
Bireysel ve toplumsal felakettir israf. Kıymet bilmeyiş yani. Boşa harcama, saçıp savurma. En felaketi de aziz ömrü hovardaca harcama. İsraf, bir şeyi, o şey her ne ise, yerinde kullanmamaktır. İsraf, menfaati, faydayı, güzeli, sevimliyi, mutluluğu mümkün iken yok etmektir. Katletmektir. İsraf, cinayetin ta kendisidir.
Cimrilik, israf ve ihtiras… İnsanın dünya ve âhireti için belâ olan, üç kötü huy!.. Ebedî saâdete kavuşabilmek için, bunların mutlaka tedavi edilmesi gerekir.
Hizmet insanı, engin görüşlü ve firâsetli olmalı, gönlü ve aklı basîret nûruyla aydınlanmalıdır. Muhabbetinde ve buğzunda, iltifatında ve tenkidinde, medhinde ve zemminde ölçüyü kaçırmamalı, orta bir yol üzere bulunmalıdır.