Rasûl-i Ekrem -sallâllâhu aleyhi ve sellem- Efendimiz’i tanımak, O’nu satırlardan okumaktan ziyâde, sadırlardan okumakla mümkündür. Yani, nebevî ahlâk ile ahlâklanmış, takvâ ehli âlim ve âriflerin gönül âlemlerinden feyz ve rûhâniyet alarak okumak îcâb eder.
Suriye’de 2011’de başlayan iç savaşta bugüne kadar 200 bine yakın insan hayatını kaybetti. Savaş nedeniyle ülkelerini terk ederek Türkiye’ye sığınan Suriyeli sayısı ise 2 milyonu geçti. Türkiye’nin misafir ettiği Suriyeliler başta güneydoğu illeri olmak üzere Türkiye’nin birçok bölgesinde hayatlarına devam ediyor.
Ölümden kaçarak beyhûde yorulan, ölümü kendinden uzak görerek kendini kandıran gâfillerin aksine, nebevî terbiye ile yetişen ashâb-ı kirâm ve onların izinden yürüyen Hak dostları, ölüme hazırlanmayı, onu sık sık hatırlamayı ve âdeta ölümle iç içe yaşamayı hayat düstûru edinmiş kullardı.
İsrail saldırılarıyla yıkılan Gazze'de sahip oldukları birçok şeyi yitiren bazı çocuklar, evlerinin enkazında kalan elbise ve ayakkabılarını bulmaya çalışıyor.
Seyr u sülûkte tatbik edilegelen umûmî ve husûsî pek çok terbiye usûlü vardır. Bu usûllerden biri de "sohbet"lerdir. Osman Nûri Topbaş Hocaefendi'nin "sohbet" hakkında kaleme aldığını yazının bir kısmını sizinle paylaşıyoruz.
Kurʼân-ı Kerîm, bir ucu Allâhʼın kudret elinde, diğer ucu bizlere uzatılmış en sağlam iptir. Hakkʼa yakınlığın yolu ona sımsıkı sarılmaktır.
Mü’min; âlim, ârif, sâlih ve sâdık kullarla beraberliğe büyük bir ehemmiyet vermeli ve bunun, mânevî varlığının en müstesnâ gıdâlarından biri olduğunu bilmelidir.
İlâhî hakîkatlerden habersiz, îmânın ilk meyvesi olan merhametten nasipsiz katı yürekli kimseler, insanlığı kendilerine sadece bir maske olarak kullanırlar. Böyleleri fikir olsa hakîkati öldürür; şâir olsa ruhları çürütür; ahlâk savunucusu kesilse ahlâkı mahvederler.