Teklifî hüküm (Mükellefin Fiilleri), şâriin mükelleften bir fiili yapmasını veya yapmamasını istemesi veya onu yapıp yapmama arasında serbest bırakması demektir.
Ehliyet, kişinin dinî ve hukukî hükme konu (muhatap) olmaya elverişli oluşu demektir.
Tefekkür, zikir ve murâkabe ile hakîkate ulaşabilmek için, elde edilen bilgilerin tatbiki lâzımdır. İlâhî hakîkatler ve Kur’ân âyetleri üzerinde düşünen bir insan, onların gereğiyle amel etmediği takdirde, tefekkürünü makbul seviyede gerçekleştirememiş demektir. Zira amel, bâtınî olan tefekkür ve tahassüsün zâhire in’ikâsı demektir.
Kesilen kurbanın etini kurban sahibinin kendisi, ailesi ve bakmakla yükümlü olduğu kimseler yiyebilir. Ayrıca kurban sahibi bu eti, yoksullara yedirebilir veya dağıtabilir. Eş, dost ve arkadaşlarına verebilir ya da hazırladığı bir ziyafete onları davet edebilir.
Hac yapma imkanı elde edildiği yıl, hac yapmak müslümana farz olur. Bu konuda ihtilaf yoktur. Ancak, aynı yıl içerisinde haccın yapılmasının zorunlu olup olmadığı haccın (fevrî veya terâhî üzere oluşu) konusunda fıkıh bilginleri arasında farklı görüşler vardır.
Büyükbaş hayvanı kurban etmek isteyen ortak sayısının “üç, beş, yedi” gibi tek sayı veya “iki, dört, altı” gibi çift sayı olması gerekir mi?