Sadiyye Havaşi’sinde şöyle demiştir: Cezada hiç fazlalık olmaksızın mukabele etmek vâciptir ve bu iş cidden zordur, öyleyse evlâ olan affetmek, şâyet mümkünse barışmaktır. Tabiî ki barış için bu kişi zulüm ve haksızlıkta ısrarcı olmamalıdır.
İslâm, sadece îman ve ibadetlerden ibaret bir hayat değildir. O, îman ve ibadetlere ilâveten, muâmelât, ahlâk ve bilhassa hak ve hukuka riâyet gibi, hayatın her alanını inceden inceye tanzim eden, son derece hassas ölçüler manzûmesidir.
İslâm’ın bir de ahlâk boyutu vardır ki, o da ferdî ve ictimâî hayata derinlik ve kıvam kazandırır.