Cenâb-ı Hak, âyet-i kerîmelerde yedi kat semâdan bahsetmektedir. İnsan fikren, bu yedi kat içerisinde bir miktar dolaşmaya başladığında, âdetâ akıl tutulması yaşamaktadır. Allâh’ın sonsuzluğunu idrake, az da olsa yaklaşmaktadır.
Peygamber Efendimiz (s.a.v.) "Benim sünnetimden yüz çeviren kimse benden değildir." buyuruyor. Allah’a yakın olmak isteyenler, orta yolu tutmalı, ölçülü olmalı ve Hz. Peygamber’i kendilerine örnek almalıdırlar. Peygamber’in sünnetinden yüz çevirenler ise bid’ata ve sapıklığa düşerler.
İnsan her şeyden evvel, Rabbine karşı vefâkâr olmalıdır. “–Elbette yâ Rabbî!..” diye cevap verdiğimiz; «Kaalû Belâ»daki sözünü unutmayarak Kuran ve Sünnete sahip çıkmalıdır.
Yeni yılınız mübarek olsun! 1 Muharrem, hicrî yılın başlangıcı, İslâm âleminin yılbaşısıdır. Maddî ve mânevî dünyamıza saadetler, hayırlar getirmesini diliyoruz. Peki bu günün Müslümanlar arasında özel bir anlamı ya da bilmediğimiz bir sırrı var mıdır?
Hicri Yılbaşı, veya 1 Muharrem (kameri) hicri takvime göre Zilhicce ayının son gecesini Muharrem ayının birinci gününe bağlayan zaman dilimidir. Yani Muharrem ayı, hicrî kamerî yılın birinci ayıdır ve Müslümanlar'ın ibadetlerini ayarladıkları Hicri takvimin de miladıdır. Hicri Yılbaşı bu yıl 21 Eylül 2017 tarihinde kutlanacak.
Şâh-ı Nakşibend Hazretleri, “Gücün yettiğince Rasûlullah -sallâllâhu aleyhi ve sellem- Efendimiz’in; «Seninle alâkasını kesene sen sıla-i rahimde bulun, sana vermeyene ver, sana zulmedeni affet!» hadîs-i şerîfiyle amel etmeye çalış!” tavsiyesinde bulunmuştur. Bunların hepsi de nefsin zıddınadır, ama böyle yapıldığında faydası pek çoktur.
Yüce dînimizin en büyük gayelerinden biri, mü’minlerin iç dünyalarını ve dış âlemlerini güzel ahlâk ile tezyîn eylemektir.
İslam, anne ve babaya hürmet etmeyi, onlara karşı saygıda kusur etmemeyi öğütler. Hazreti Peygamber'in (s.a.v.) ve Hazreti Ali'nin anne babaya iyi davranmanın önemini anlattığı sözleri...
Resûlullah’ın (s.a.v.) sünnetini uygulamak, İslâm’ın varlığını ve ilerlemesini korumak demektir. Sünnetin terki ise, İslâm’ın çökmesidir. Sünnet, İslâm binasını tutan çelik iskelet idi. Sen, herhangi bir binanın iskeletini yok edince, kâğıttan bir baraka gibi onun çökmesine şaşar mısın?
“Bize sadece Kuran yeter diyenlerin” aslında Kuran-ı Kerim’e karşı da saygı ve sevgileri yoktur, onların derdi peygamberimizi devre dışı bırakarak Kuran-ı Kerimi kendi keyiflerine göre yorumlamaktır. Zira bu kesimler hadis külliyatı ortada durduğu sürece Kuran’ı istedikleri gibi yorumlayamamakta, dini hayatı keyiflerine uyduramamaktadırlar.