Diyanet İşleri Başkanlığı'nın 'dini hayat' araştırması tamamlandı. TUİK'in yaptığı araştırmaya 21.600 kişi katıldı. Araştırmaya göre halkın %99.7'si Allah'ın varlığına ve birliğine inanırken inananların %42.5'i namaz kılıyor, %83.5'i oruç tutuyor.
“Ramazan ayı, insanlara yol gösterici, doğrunun ve doğruyu eğriden ayırmanın açık delilleri olarak Kur’ân’ın indirildiği aydır. Öyle ise sizden Ramazan ayını idrâk edenler, onda oruç tutsun…” (el-Bakara, 185)
Rabbimiz, Kur’ân-ı Kerîm’de zamana yemin ediyor. Hayat ırmağımızın hızla akmakta olduğunu, fânî ömürlerimizin büyük bir hızla tükeniş hâlinde bulunduğunu hatırlatıyor. Dünyâ hayâtının kısa bir zaman dilimi olduğunu, asıl hayâtın âhiret hayyâtı olduğunu açıkça beyan buyuruyor. Bizleri gaflete karşı îkaz ediyor.
Esâsen, insanlık tarihi boyunca hiçbir filozofun görüşlerini hayatına tatbik ederek saâdet ve selâmete ermiş bir toplum gösterilemez. Onların öne sürdükleri fikirler, yaşanması mümkün olmayan kuru nazariyelerden ibaret kalmış ve umûmiyetle kütüphanelerin tozlu raflarındaki kitaplarda hapsolmaya mahkûm olmuştur. Hayata intikâl ettirilmek istenen bâzıları ise yeryüzünü kan ve gözyaşıyla sulamaktan başka bir işe yaramadan, kısa bir müddet sonra tarihin çöplüğüne atılmışlardır.
Aziz Mahmud Hüdâyi Hazretleri’nin vasiyeti olarak Hüdâyi Vakfı tarafından sürdürülen çalışmalardan biri de Üsküdar’daki vakıf merkezinde 365 gün iki öğün yemek veriliyor olması. Hüdâyi’de pişirilen yemekler; öğrencilere, evsizlere, yolda kalmışlara, yoksullara, yaşlılara, misafirlere, çöpçülere ikram ediliyor. Bu mekânda her Ramazan; günde ortalama 1500-2000 kişilik iftar yemeği çıkartılmakta, ayrıca sahurda Hüdâyi misafirlerine yine sahur yemeği verilmeye devam edilmekte.
Allâh’ın sevdiği bir kul olabilmek husûsunda Peygamber Efendimiz–aleyhissalâtü vesselâm-’ı tanımanın, sevmenin ve itaat etmenin ehemmiyeti nedir?