Çin'de devletin kontrolündeki İslam Cemiyeti, sosyalist değerlerle uyumlu şekilde "İslam'ın Çinleşmesi" planını duyurdu.
Dr. Ahmet Hamdi Yıldırım, temel ihtiyaçlar için biriktirilen paranın zekâta tâbi olup-olmadığını anlatıyor.
İslâm’ın cihanşümul bir rahmet iklimi inşa edeceği vaadi, sırf Kur’an ayetlerindeki temel ölçülerde yazılmış halde kalmadı. Kur’an’dan ölçüyü, Rasulullah (s.a.v.)’tan ufuk ötesi örnekliği alıp hayatına kılavuz edinen güzel insanlar, Müslümanlar çıktı.
Vakıf, Yaratan’dan ötürü yaratılmışlara merhamet, şefkat ve sevginin bir tezâhürü olan infâkın devamlılık arz ederek müesseseleşmesidir. Bu da bir malın Allâh’a adanmasını, yâni temlik ve temellükten[1] men olunarak, ebediyyen mânevî bir gâye için kullanılmasını ifâde eder. Gâye ise, bütün mahlûkâtın muhtaç olanlarına cömertçe ikramda bulunmak, şefkat ve merhametle yaklaşarak, Cenâb-ı Hakk’ın rızasını kazanabilmektir.
Bugün İslâm toplumları olarak en acı kaybımız, herhalde insaniyetimiz, değerlerimiz, edebimiz, kalitemiz ve nihâyet medeniyetimizdir. Müslümanlar olarak İslâm’ın izzetini kuşanamadığımızı itiraf etmek durumundayız.
Allah Rasûlü -sallâllâhu aleyhi ve sellem- Efendimiz, sadece kendilerine mahsus bir fazîlet olmak üzere, dünyalık nâmına bir şey saklamaz, elinde ne varsa onu Allah yolunda harcardı.
Tasavvuf yolunda zâhir ve bâtınını ikmâl etmiş ve kalbî merhaleler kat ederek davranış mükemmelliğine ulaşmış bulunan Hak dostları, “veresetü’l-enbiyâ” tâbiriyle ifâde olunan bir şerefe nâil olmuş bahtiyarlardır.
Fil suresinin tefsiri...
Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş, Almanya'nın Köln kentindeki Diyanet İşleri Türk İslam Birliğinin (DİTİB) Genel Merkezi'nde düzenlenen "2. Avrupa Müslümanları Buluşması"nın açılışında konuştu.
Yüce dinimiz İslam faizi, bütün çeşitleriyle kesin olarak yasaklamıştır. Peygamber Efendimiz Hazreti Muhammed Mustafa (s.a.v.) faiz alana da verene de lanet etmiştir.