Dinlemenin ilk adımı, bütün benliğiyle mesaja kulak verip “işittim” demek; ikinci adımı, anlamak için akıl ve tefekkür melekelerini çalıştırıp “anladım” demek, üçüncü adımı, anladığı muhtevanın gereğine “gözüm başım üstüne elbette itaat ettim” demek ve nihâyet dördüncü adımı da bu itaati Resûlün peşinden, onun izini sürerek “ittiba ettim” demek suretiyle ilahi mesajı hayata geçirmektir. İşte mümin kulun Allah ve Resülünün daveti karşısında takınacağı tavır ve duruş budur.
İslâm dîni, mü’minleri şahsiyet bakımından olgunlaştırıp terakkî ettirmekle berâber, toplumun da huzur ve selâmetini sağlamak üzere ulvî prensipler getirmiştir.
İnsanı görünen ve görünmeyen bütün yönleriyle, tertemiz ve diri bir hayata çağıran ilâhî mesajlar karşısında insanoğlu, tarih boyunca birbirinden farklı duruşlar sergilemiştir. Bu tavır ve davranış sahiplerini, inkâr ve reddedenler, ikiyüzlü davrananlar ve inananlar olarak üç ana grupta değerlendirmek mümkün ise de bunların da kendi içlerinde elbette farklı seviyeleri söz konusu olmuştur. Biz bu yazıda özellikle “ilahî mesaja kulak verme” noktasında “mü’min duruşu”nun nasıl olması gerektiği üzerinde duracağız.
Hz. Peygamber’in (s.a.v.), İslâm ümmetinin geleceğiyle ilgili bir takım korku ve endişeleri vardı. Bu korkularından biri, belki en başta geleni dünya malına düşkünlük ve bu sebeple ümmetin fitneye sürüklenmesiydi.
Müslüman kimlik ve kişilik bozulmasından kaynaklanan ve başarısızlığımızı tetikleyen belli başlı zaaflarımız...
İçki ve onun gibi insanın aklını başından alan uyuşturucu maddelerin ahlakî noktadan ve beşeri ilişkiler açısından ümmet hayatına yönelik her zaman gündemde olan, tehlike ve zarar boyutu çok yüksek nesneler olduğunun açıkça ilanıdır.
Altınoluk Dergisi, Kasım sayısında "fitneyi" dosya konusu olarak işliyor.
Allah Rasûlü’nün terkisinde Enes bin Mâlik'in -radıyallahu anh- naklettiği ve müslümanların kulağına küpe olacak hadise...
Fransa Başbakanı Manuel Valls, hükümet olarak ülkedeki camilere geçici bir süre dış finansman yasağı getirmeyi planladıklarını açıkladı.
Dilimize Fransızca'dan tercüme edilen Arap edebiyatının kült eseri 'Binbir Gece Masalları' Prof. Dr. Ekrem Demirli öncülüğünde ilk kez orijinal tam metninden Türkçe'ye çevrildi.