İslâm’ı tebliğ mevkiinde bulunanların aynı şekilde “el-Emîn” ve “es-Sâdık” olmaları, şahsiyet ve karakterlerini tasdik ve tescil ettirmeleri, yani toplumdan âdeta bir hüsn-i hâl kağıdı alabilmeleri zarûrîdir.
Tebliğ mes’ûliyetinde gösterilecek ihmâlin vebâlini hatırlatan hâdise...
İnsan bir yönüyle duygusal bir varlıktır. Onu kazanmanın en kolay yolu, duygularına hitap edebilmektir. Akıl, çoğu zaman duygusal kararların gerekçelerini üreten bir fonksiyon icra eder. İslâm’ın tebliğ ve irşdadında, akla hitap eden kelâm ve fıkıh âlimlerinden ziyade, gönle hitap eden sûfîlerin daha etkili olmasındaki sır da buradadır.
İslam'ı tebliğ ederken nelere dikkat etmeliyiz? Dikkat edilecek hususlar ve üslup olarak nasıl bir yöntem izlemeliyiz?
Îsar, sırf para veya mala has bir fedâkârlık değildir. Allah Teâlâ bize ne ihsân ettiyse, kendi rahat ve menfaatimizi geri plana atarak, nefsimizin cimriliğine gem vurarak, şart ve imkânlarımızı zorlayarak, onu Allah yolunda infâk edebilmektir.
Hidâyetinden evvel Habeşli Vahşî, âdeta kan içen, canavar ruhlu bir vahşet adamıydı. Fakat hidâyetle şereflenip Peygamber Efendimizʼin mânevî terbiyesine teslim olmak sûretiyle gözü yaşlı, yufka yürekli, derin düşünceli bir sahâbî oldu.