Yüce Rabbimiz, Peygamberini ve ashabını tarif ederken onların öncelikli vasfı olarak kâfirlere karşı aşır sert, birbirlerine karşı ise son derece merhametli olmalarını beyan etmiştir. Hatta Rabbimiz müminler arasındaki merhamet özelliğini dinin en kıymetli ibadeti olan namaz ve secdeden bile önce zikretmiştir. İmam Rabbani de peygamberimiz ve ashabının bu özelliğine dikkat çekmiş ve şöyle demiştir: “Muhammed, Allah’ın peygamberidir. Onun beraberindekiler ise, kâfirlere karşı çok çetin, kendi aralarında son derece merhametlidirler... (Fetih, 29)
Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş, Hicri Yeni Yıl dolayısıyla yayınladığı mesajda, aziz milletimizin ve tüm İslam âleminin hicri yılını tebrik ederek; “Yeni yılın İslam âleminin inkişafına, birlik ve kardeşliğimizin güçlenmesine vesile olmasını Yüce Allah’tan niyaz ediyorum” dedi.
Yeryüzünün incisi Müslümanların kalbi olan Kâbe ile ilgili bilmeniz gereken 13 şey...
Allah dostları, tasavvufî terbiyeye girmek isteyenlere, evvelâ Cenâb-ı Hakk’ın emir ve neyihlerine riâyet etmelerini, Kur’ân ve Sünnet’in muhtevâsı dâhilinde yaşamalarını tavsiye eder, ondan sonra tasavvufî derslerle meşgul olmalarına izin verirlerdi.
Kitleleri peşinden sürükleyen liderler, bu ünvanlarını, oturdukları yerden emirler yağdırarak değil, samimiyet, fedakârlık ve gayretlerine, Yüce Rabbin lütfettiği rahmet sayesinde almışlardır.
İslam âlemi olarak zor zamanlardan geçmekteyiz, ümmet siyasi, askeri, kültürel saldırılar karşısında hayatta kalma mücadelesi vermektedir. Bu mücadele aslında tarih boyunca hep devam etmiştir. Bu zor dönemlerden geçerken aldığımız gerek maddi ve zihinsel yaraları önce teşhis etmek sonra da tedavi etmek büyük önem arz etmektedir. Bu zihni yenilenmeye biz tecdid diyoruz, tecdid yeni bir ruhla tekrar köklerimize dönmek, ihmal ettiğimiz konuları ciddiyetle ele alarak ikmal etmektir.
Ortada bir hastalık, bir sıkıntı ve bir problem varsa ille yapılacak iş bunların çıkış sebeplerini araştırmak ve problemleri gidermek için çare üretmektir. Bugün yaşanılan tabloyu kalemle ifade etmeye ihtiyaç yoktur. Çünkü yalın gerçek söze ve yazıya hacet bırakmadan varlığını bizzat haykırmaktadır.
Gençlik ve Spor Bakanlığının 'Gençler Sabah Namazında Buluşuyor' projesi kapsamında bir araya gelen gençler, İslam aleminin 5. Harem-i Şerif'i olarak kabul edilen tarihi Ulu Cami'de namaz kıldı.
Resûlullah’ın (s.a.v.) sünnetini uygulamak, İslâm’ın varlığını ve ilerlemesini korumak demektir. Sünnetin terki ise, İslâm’ın çökmesidir. Sünnet, İslâm binasını tutan çelik iskelet idi. Sen, herhangi bir binanın iskeletini yok edince, kâğıttan bir baraka gibi onun çökmesine şaşar mısın?
Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Mehmet Görmez Üç Aylar ve Regaib kandili mesajı yayınladı.