Osman Nûri Topbaş Hocaefendi'nin kulluk hayatımız ve meleklerin müjdelediği üç zümreden bahsettiği Erkam Radyo ve Erkam TV de yayınlanan 18 Ocak 2021 tarihli sohbeti...
Sırat-ı müstakîmde yolcu olmak, ancak takipçi olmakla mümkündür. Takip etme ilkesi İslam dini tarafından belirlenmiştir. İslamiyet, ilk insan olan Hz. Âdem’le başlamıştır. Hz. Muhammed(sav)’in bu dünyaya teşrifiyle, hakikat nurlarına ve sevgi hazinelerine giden yol da taliplerine açılmış oldu. Tüm bunlara ulaşmak ve aşkın kemaline erişmek, Hz. Peygamberi(sav) ve onun sünneti seniyyesini anlamaya çalışmak ve hayata geçirmekle mümkündür.
Dünya hayatında yani bu fânî imtihan âleminde alınacak en mühim diploma; son nefeste alınan îman şehâdetnâmesi olduğu kul tarafından asla unutulmamalıdır.
Peygamber Efendimiz -sallâllâhu aleyhi ve sellem- hayatın acı-tatlı sürprizleri, ezâ, cefâ ve meşakkatleri karşısında dâimâ Hakkʼa tevekkül, teslîmiyet ve rızâ hâlini muhâfaza etti.
Günahları yıkayıp temizleyen gözyaşı; ilâhî muhabbet bağına girenler için bir tevbe pınarıdır, Hakk’ın ümit dergâhıdır. Bütün ümitlerin kesildiği anda bu dergâhın eşiğinde ağlayabilenler, gerçek bahtiyarlardır.
Müslüman demek insanlık hayrına yaşayan insan demektir. O tarafsız değil, âdil olmak, adâletin yanında yerini almak zorundadır. O hakikati yalnız bırakma suçunu işleyemez. Şikayet ve sızlanma makamında değil, imtihan dünyasında yaşıyoruz. Zaman boş durma zamanı değil, koşturma zamanıdır vesselam.
Yüzakı Dergisi bu sayısında "Kardeşinin Sevinci Senin Sevincindir" GERÇEK BAYRAM başlığıyla kapaktan okurlarına sesleniyor.
İnsanın asıl korkması gereken haller nelerdir? İnsanın asıl gayesi dünya hayatının lezzet ve yaşantısı mı? Ahiret istikbali mi? Behlül Dânâ Hz. ve Halife Harun Reşid'ten bizlere nasihat dolu bir menkibe...
Şeyh Sâdî, 13. asırda yaşamış bir gönül insanıdır. Yirminin üzerinde eser kaleme almış olmakla birlikte, bilhassa Mevlânâ Hazretleriʼnin üslûbunu hatırlatan Bostan ve Gülistan adlı hikemî eserleriyle tanınmıştır. Âlim ve edib bir mutasavvıf olan Şeyh Sâdî; ilim, irfan, ibadet ve cihadla dolu, bir asırlık ömrün ardından, doğduğu yer olan Şîrazʼda vefât etmiştir.
Bizlere neyin hayır, neyin şer; neyin nîmet, neyin zillet olduğunu bildirecek olan, ancak dînin sesidir.