İnsanın maddî yapısının yanında rûhî tarafı da vardır. Maalesef bugün insanların çoğu, sadece maddî ihtiyaçlarını temin için gayret sarf etmektedir. Hâlbuki insanın bedeni fânî, rûhu ise bâkîdir.
Batılı genç bir hanımın 20 yaşında hidayete erme öyküsü...
Osmanlı'nın en meşhur Şeyhülislamlarından biri olan Kemal Paşazâde'nin vasiyeti, onun mütevaziliğini ortaya çıkartıyor.
Sırat-ı müstakîm kişinin toz olduğu, kul olduğu, kurban olduğu bir yoldur. Bu yol bütün kâinata rahmet olarak gönderilen Peygamberin ayağının tozu olup O’nu takip edilen yoldur. Bu yol insan üstüdür. Bu yol, insanlık için insanlığın yoludur. Bu yol, cihad yoludur. Bu yol, kendini feda etme mutluluğunun yoludur.
Türkiye’ye 7 ay önce okumaya gelen Ugandalı Huthaifah Busuulwa Abdallah, Türkiye izlenimlerini İslamveihsan’a anlattı.
Temizlik, ruhlara ferahlık veren bir kelime. Bulunduğu hemen her yeri güzelleştiren bir yönü var bu güzel kelimenin. Rabbimiz Kur’an’da “tertemiz olan kulları sevdiğini” bildirir. Temizlikle îman arasındaki ilişkiye dikkat çeker. Huzuruna arı duru ve pırıl pırıl gelinmesini ister. Görünen ve görünmeyen yönleriyle kulunun kirli-paslı olmamasını, her fırsatta temiz kalmasını ve hatta tertemiz olma gayretine soyunmasını murad eder.
Allâhʼın kullarını hor görüp küçümsemek yasaktır. Buna mukâbil, herhangi bir kimseye de sanki Cennetlik olacağını biliyormuş gibi teminat verircesine iltifatlarda bulunmak da son derece yanlıştır.
Müslümanlar eskiden fakirlik imtihanından geçerdi, şimdi ise zenginlik testinden geçiyor.
Pozitivist felsefeye göre; bir laboratuvar tecrübesinde duyu organları tarafından müşâhede edilemeyen hiçbir şeyin hakîkati yoktur. Dolayısıyla hakîkat, sadece laboratuvar tecrübesiyle ispatlanabilen ve beş duyu ile kontrol edilebilen keyfiyetlere mahsustur. İslâm ise beş duyunun idrakten âciz kaldığı “gayb”a da îmânı emrettiğinden, onun en büyük hasmı pozitivist felsefelerdir.