ilim

İslam'da Felsefenin Yeri Nedir?

“İslâm’da felsefenin yeri nedir? Felsefenin hakîkate ulaşmada en mühim vâsıta olarak gördüğü «akıl»la nereye kadar gidilebilir? Akıl terazisi bütün hakîkatleri tartabilecek kudrette midir? Aklın tıkandığı noktadan sonra nasıl yol alınabilir?” gibi sualler, tarihte olduğu gibi bugün de zihinleri meşgul etmektedir.

İlim Yolunda Zehirli Bir Duygu

İlim, irfan, hizmet ve hayra yönelik doygunluk ve istiğnâ hâli, kişi için durgunluğun, düşüşün ve hatta tehlikenin başlangıç noktasıdır. İlim ve irfan yolunda “artık alacağımı aldım, doldum, doydum ve oldum” hissiyatı yolda kalmışlığın ve cüce himmetin işaretidir. Ulaştığı seviye ne olursa olsun, “daha alacak çok yolum var” anlayışı, daimî bir terakkinin habercisidir.

İlim Tahsili Ciddiyet İster

İlim tahsili ciddiyet ister. Çünkü azim, ciddiyet, sabır ve sebat, başarının olmazsa olmaz şartlarıdır.

Benlik Duvarını Aşan Âlim

İlim, mal ve makam gibi ve hatta bazen ondan daha fazla sahibine kibir verebilir. Bu sebeple âlimlerin irşadında mürşidlerin daha çok uyguladıkları eğitim metodu, onları ilmin kibir illetinden arıtmak ve ümmete bir cevher olarak sunmaktır. Medeniyet tarihimizde bunun sayısız misalleri vardır. Hatta denilmiştir ki “Âlimin mürşide teslimiyeti zor ve fakat terbiyesi kolaydır. Ancak câhilin teslimiyeti kolay ve fakat onun da terbiyesi zordur.”

Gönülleri Tatmin Eden Yol

Gönüllerin tatmini sadece ilimle değil, ancak Allah’a vuslat iledir. Bilgi, Allah’ı tanımada ve hakikatleri idrak etmede önemli bir vâsıta olmasına rağmen, sahibini saadete ve huzûra eriştirmede yeterli değildir. Bu sırrı bir şekilde hisseden ilim yolcuları, gönüllerini Allah ile teskin edecek yol ve mürşid arayışına girmişler.

En Yüce Bilgi

Âlimlerimiz, ilmin şerefini konusuna göre değerlendirmişlerdir: “En şerefli bilgi “Mârifetullah” yâni “Allah’ı tanıma” bilgisidir.” Hatta yaratılışımızın en önemli gâyesi olarak da mârifetullahı görmüşlerdir. Zira kulluğun keyfiyet ve mertebesi, ancak mârifetullah ile gerçekleşebilecektir.

En Yüksek Rütbe İlim Rütbesi

İlim, Âdem aleyhisselâmın meleklere üstünlüğünün kendisiyle ispat edildiği yüce bir nimettir. Allah Resûlü (sallallâhu aleyhi ve sellem) ilmi, en yüce rütbe olarak vasıflandırmıştır. İlimde önde olan öncü ve güçlü olur. Bu kaide, hem fertler arasında ve hem de toplumlar arasında ayniyle carî bir sünnetullahtır.

İlim ve Sanat Nasıl Gelişir?

Güzelliklerin görülmesi ve değerlendirilmesi, yeni güzelliklerin ortaya çıkmasına vesîle olurken, görülmemesi var olanların bile yok olup gitmesine sebep olur. Teşekkür, nimetleri ve güzellikleri artırıp geliştirirken, nimeti görmezden gelme anlamındaki nankörlük ise acı sonuçlar doğurur.

İlim ve Nasihatte Nnk Kuralı Nedir?

Yrd. Doç. Dr. Adem Ergül, İlim meclislerinde, nasihat verirken, ilmi ve nasihati verenin vereceği ilmi ve bilgiyi nasıl vermesi gerektiği hakkında üç temel kuralı "Nasıl? Ne zaman? Kime?" anlatıyor.

Din Emniyetimiz Tehdit Altında

Diyanet İşleri Başkanı Görmez, "Coğrafyamızda sadece kan dökülmüyor. Aynı zamanda din emniyeti tehlike ve tehdit altında. Bunun farkında olmalıyız." dedi.