İslam'a zarar veren alimleri kötülerken, genelleme yapmayalım, iyileri de aynı kazana atmayalım ki halkın ilim adamlarına karşı güveni sarsılmasın. Dikkat edelim, yanlışı tesbit çok kolaydır. Doğruyu tesbit çok zordur. Kendini yetiştirerek ümmete birer yıldız gibi yol gösteren alimler de vardır. Üstelik onlara çok da ihtiyacımız vardır.
Aziz Mahmut Hüdayi Vakfı, tek tek hayır hasenat işleriyle uğraşan kişilerin daha kurumsal bir yapıyla hizmet etme arzusu sonucu kuruldu. Aziz Mahmut Hüdayi Hazretlerinin türbesinde yola çıkan vakıf, Hazretin fakirlere sıcak yemek dağıtırken kullandığı kazanların yanı başında hayır işini devam ettirmeye talip oldu. Bugün Türkiye’nin dört bir yanında ve yaklaşık 100 ülkede faaliyet gösteren vakfın hizmetlerini yönetim kurulu başkanı Ahmed Hamdi Topbaş’la konuştuk.
Faydalı bilgi hangi bilgidir? Faydalı ilim, kula Rabbini tanıtan, bu âleme geliş ve bu âlemden gidişin hikmetini kavratan, dünyâ hayatındaki imtihanların farkında olmayı sağlayan, insanı inceliğe, hassâsiyete, rikkate ve tefekküre sevk eden ilimdir.
Bir mü’min “Allah bana hangi imkânları lûtfetti ve ben bu imkânlarla Allah yolunda nasıl hizmet edebilirim?” düşüncesi içerisinde olmalıdır. Sayısız nîmet ve imkâna rağmen, sadece kendini düşünerek hizmete koşmayan ve hayâtını boş geçirenler, meyvesiz bir ağaç gibidirler.
1638’de çıktığı Bağdat seferinde Sultan IV. Murat’ı ölümden kurtaran keramet...
Gana’nın başkenti Akra’da temaslarını sürdüren Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Diyanet Vakfı ile Aziz Mahmut Hüdayi Vakfı'nın desteğiyle inşa edilen Millet Camii ve Külliyesi'ni ziyaret ederek yapıyla ilgili yetkililerden bilgi aldı.
Azîz Mahmûd Hüdâyî Hazretleri’nin ilmî hüviyeti sâyesinde ulemâdan da birçok mürîdi vardı. Şeyhülislâm Hoca Sâdeddin Efendi, oğlu Es’ad Efendi gibi zâtlar, onun irşad halkasına katılanlardandı.
Hazret-i Ali -kerremallâhu vecheh-, ilmin amel etmek için olduğunu şu sözlerle vurgularken, inananları özü-sözü bir olmama hastalığına karşı uyarır:
İlim öğrenmek ve onunla amel etmek her Müslümanın vazifesidir. Bu anlamda alimlerin ve hocaların da büyük mesuliyeti vardır.
Bir kimse Aziz Mahmud Hüdâyî Hazretleri’nin kimyâ ilmine vâkıf olduğunu duyarak Hazret-i Pîr’e geldi ve ona bu ilmi sordu...