İlhâm nedir? Şerîata uygun olan ilhâmın muhâtab ve üçüncü şahıs-ları bağlamadaki hükmü nedir? İlhâm, şer’î mükellefiyetin hükmü-nü yükseltebilir mi?
İlim ve tasavvufta zirve bir şahsiyet olan Hâlid-i Bağdâdî Hazretleri’nin şiir sahasında da müstesnâ bir liyâkati vardır. Yazdığı şiirler, onun rûhî derinliğinin terennümleri ile dolu bir sır ve hikmet deryâsıdır.
Büyük İslâm âlimi, tarihçi ve sosyolog İbn-i Haldun "Akıl sağlam bir terâzidir. Ama onunla Allâh’a ve âhirete âit meseleleri, peygamberlik hakîkatlerini, akıl ötesi hakîkatleri ölçemezsiniz. Bu boş bir gayret olur ve bir kişinin, «Ne kadar hassas tartıyor!» diye kuyumcu terazisinde dağları tartmak istemesine benzer. Terazinin sağlamlığına bir şey denilemez ama onun gücünün bir sınırı vardır. Aynı şekilde aklın «bilme, bulma, anlama» gücünün de bir sınırı vardır, onun dışına adım atamaz." diyor.
Ümmet-i Muhammed miraç ile büyük ayrıcalıklar kazanmıştır. Miraç insan-ı kâmile ulaştıran merdivendir. Miraç, mümini sıradan ve mekanik ibadet rutininden çıkarıp, kurbiyet âlemine ulaştırır. Miraç'ın idraki her şeyi değiştirir. Çünkü insan varlığını aydınlatan şey, miraçtır.
"Şeriat, tasavvuf, ilim, irfan" ne demektir? Alimlerin ve tasavvuf büyüklerinin anlatımıyla cevapları...
Çocuk dergisi Bizim Bahçe'nin 112. sayısı çıktı.
Bursevî Hazretleri şöyle buyurur: “Denilmiştir ki: «Eğer insanlar birbirini sevseydi ve karşılıklı muhabbet duysaydı, adâlete ihtiyaçları kalmazdı. Çünkü adâlet, muhabbetin yerine kaim olur. Muhabbetin olmadığı yerde adâlete ihtiyaç duyulur.»Yaratanʼdan ötürü bütün yaratılanları gönlüne sığdırabilenlere ne mutlu! İnsanın esas hüneri, kalbini bu genişliğe ulaştırabilmesidir.