ilahi ahlak

Efendimiz’in Büyük Mûcizesi

Peygamber Efendimiz (s.a.v.) insanlığa getirdiği ilâhî ahlâk ile câhiliye toplumunu, çok kısa bir sürede insanlık tarihinin hâlâ gıpta ettiği “sahâbe” hüviyetine getirdi. Bu yüzden asr-ı saadet insanı onun en büyük mucizesiydi.

Allâhʼın Dostluğuna Ulaşmanın En Güzel Vesîlesi

Dostluk ve muhabbet, müştereklikten kaynaklanır. Gönlü cemâlî esmâ akışlarına mecrâ kılabilmek, Allâh’ın muhabbet ve dostluğuna vesîle olan en güzel müştereklik hâlidir. Bu bakımdan, Allâh’ı seven ve Oʼnunla dostluğu arzulayan bir mü’minin her hâl ve hareketi, O’nun cemâlî esmâ ve sıfatlarından izler taşımalıdır. 

Vazife Kuldan, İnayet Hak'tandır

Yûnus Emre Hazretleri, ulaştığı mânevî mertebe ile aslâ kibirlenmez. O, rehberlik ve mürşidlik vazifesinde öyle muhteşem bir tevâzûya bürünmüştür ki, mürîd kim, mürşid kim ayırt edilemez hâle gelmiştir.

İyilik Edenlere Allâh’ın Rahmeti Çok Yakındır

İlâhî ahlâk ile ahlâklanmak isteyen bir mü’min, elindeki nîmetlerden muhtaçları da faydalandırmalıdır. Elinden, dilinden, hâlinden, kālinden, velhâsıl maddî-mânevî bütün imkânlarından ikram hâlinde olarak, Hakk’ın rızâsını aramalıdır.