Osman Nûri Topbaş Hocaefendi bu haftaki sohbetlerinde “Lâ ilâhe illâllah Muhammedür Rasûlullah” lafzını hayatımıza nasıl intikal ettirebileceğimizden bahsediyor.
Avusturya'da tartışmalara neden olan "İslam Yasa Tasarısı", Meclis Genel Kurulu'nda kabul edilerek yasalaştı. İslam'a yönelik birçok engelleyici hükmün bulunduğu yasanın meclisten geçmesi tartışmalara yol açtı.
Malı, Allah Teâlâ’nın uygun görmediği, yasakladığı yerlere dağıtmaya harcamaya (israf) denir. İslam dinine göre “israf” haramdır. Kalbin hastalığıdır. Yani manevî bir hastalıktır. Dinimiz hasisliği, cimriliği kötülediği gibi birçok ayeti kerime ve hadis-i şerife ile de israfı kötülemiştir. Kur’ân’i ve kalbi bir pencereden yaklaşık 20 yıl önce Sadık Dana (k.s.) tarafından kaleme alınan bu makalede Türkiye’nin israfla imtihanı özetleniyor. Bugün israfla olan imtihanımız dünden daha çetin geçiyor elbette. Bugünü anlamak için düne bir bakalım isterseniz...
Finlandiya Devlet Radyosu Yle'de, Kur'an-ı Kerim'in baştan sona okunacağı ifade edildi.
Cenâb-ı Hak, Rasûlullâh Efendimiz’e hiçbir peygambere vermediği mu’cizeler ihsan etmiştir. Bunlardan birkaçını bir araya getirdik.
Adilcevaz’daki Hıdırşah Camii’nin imamı Celalettin Deniz, görevinden arta kalan zamanlarda, camide maddi imkansızlıklardan ötürü yapılamayan hat ve tezyinat işlerini tamamlıyor. Genç imam, iki ay içerisinde bütün süslemeleri bitireceğini söyledi.
Duruş şekillerinin insanın ruhsal ve fiziksel durumunu hayatı boyunca etkileyen önemli etkenlerden biri olduğunu ifade eden uzmanlar, günlük hayatta oturma ve ayakta durma esnasında meydana gelen duruş bozukluklarının belirli yaşlardan sonra kolay kolay düzeltilemeyen sorunlara yol açabildiğini söyledi.
Hüdayi Vakfı Gazze’deki kardeşlerimizin yaralarını sarmaya devam ediyor.
Komünizmle yönetilen Küba'nın başkenti Havana'da yaşayan Müslümanlar, dini vecibelerini yerine getirebilecekleri bir caminin bir an önce yapılmasını istiyor.
Tevhîd inancının aslâ ortaklığa tahammülü yoktur. Tevhîd ehli bir müslüman, nasıl ki dış dünyadaki bâtıl ilâhları reddedip yalnız Cenâb-ı Hakkʼı Rab olarak bilirse; iç dünyasından da, tevhîdin mânâ ve rûhuyla tezat teşkil eden bütün hâl ve tavırları bertaraf etmelidir.