Allah, kalpten geçen her şeyi bildiğinden, hiçbir niyet ve düşüncenin O’ndan gizlenmesi mümkün değildir. Peki kulun kalbini arındırıp saflaştıran, manevi hastalıklardan kurtaran; melek, şeytan ve nefsin bilmediği gizli duygu nedir?
Allah katında amelleri makbul kılan aslî şartlardan en önemlisi ihlastır.
Mûsâ Topbaş Efendi, hemen her hususta samimiyet ve ihlâs arar, "bir mecliste ihlâs varsa, orada her şey vardır. İhlâs yoksa, istediği kadar kitaplar okunsun, tefsirler ve sâire okunsun, feyz olmaz" derdi.
İhlâs bereketiyle nice ateşler gülistân oluverir.
Amellerde iyi niyet ve ihlâs, mü'minlerin maddi ve manevi kirlerden arınmasını temin eden bir temizliktir. Pîrüpâk bir îmâna sahip olan Hz. Ali’nin (r.a.) ihlâstaki derinlik ve hassâsiyeti...
Mü’minin vazifesi; Allâh’ın emirlerini, sırf Allah emrettiği için ve Rasûlullah Efendimiz’in tatbik ettiği şekilde îfâ etmektir. Bu hususta -iyi niyetle bile olsa- şahsî görüşüyle hareket edip Sünnet’in dışına çıkmak, kulu yanlışlara sürükler. Bunun için hangi sâlih amelin ne zaman, nasıl, ne ölçüde ve ne şekilde tatbik edileceğini, Sünnet’ten öğrenmek gerekir.