Ciddiyet, hayatı doğru okuyup doğru anlamakla mümkün olur. İdris Arpat, Türkiye'de ciddiyetsizlik sorununun çıkış sebebini yazdı.
İnsan yüksek ve yüce bir hayat yaşamak zorundadır. Çünkü ahsen-i takvim üzere yaratılmıştır. Yani aklî, hissî ve rûhî potansiyeli çok kuvvetlidir. Basit bir hayat yaşamak, “insan fıtratı içinde hayvana dönüşmek” Âdem’in evlâtlarına göre değildir... Yazar İdris Arpat'ın Altınoluk Dergisi'nde bu ay yayınlanan yazısını sizlerle paylaşıyoruz.
Allah’ı unutmamak ruhsal zindeliğimizin, yaşama sevincimizin, saâdet ve mutluluğumuzun temel şartıdır. Yüce Yaratıcımızın beğeneceği bir hayat yaşamak O’nu sürekli gündemde tutmakla mümkün oluyor.
Eleştiri yapan insan eleştiri meraklısı olmamalı. Her şeye bir kusur bulup, her tavra müdahale etmemeli. Bardağın dolu tarafını da görmeli. Artıları gözardı etmemeli. Mümkünse eleştiri bir tebessüme sarılıp ta verilmeli.
“Akıl göz, vahiy ışıktır.” Gözünü yuman kendini karanlıkta bırakır. Müslüman ne gözden ne ışıktan geçebilir. Bu zor şartlarda şeytanlaşmış düşmanlar içinde yaşamak zorundaysak, “mankurtlaşmış zombiler üzerimize salınacaksa gözümüzü de, gönlümüzü de dört açmak zorundayız demektir.
Büyük insanların dilinden ve kaleminden yeni ve sıcak cümleler, mânâsı yüksek sözler, ufuk açıcı ölçüler, keşifler gelip duracaktır. Bu da hayâtı yükseltip yüceltecektir. Bu nedenle dünya tefekkürünü edebiyatını izlemek diye bir vazifemiz vardır. Bu takip bizi dünyanın en büyük kafaları, en geniş, en sıcak yürekleriyle irtibatlandıracaktır. Anlayışımız ve dünyamız güzelleşecektir.
İnsanların ne diyeceğini önemsediğimizde zor durumda kalırız. Her bir insan grubunun bizden beklentisi, bize münasip gördüğü rol değişik olabilir. Biz davranışlarımızı hangisine göre ayarlayacağız?
Bu başlık altında biz, “insanın Yüce Allah karşısındaki konumu nedir?” sorusuna cevap vermek niyetindeyiz. Cenâb-ı Hak bizi yanlış yazmaktan, okuyanları da yanlış anlamaktan muhafaza buyursun.
İlk emir “Oku!” olduğuna göre, bana öyle geliyor ki, yevm-i mahşerde, hesap gününde ilk sual de “okudun mu?” olacaktır. Okuma, düşünme, hissetme meziyetlerinden mahrum isen temel misyonunu nasıl idrak edeceksin?
Dünya ilerlerken, şeytan tatil yapmazken, bırakın gerilemeyi yerinde saymak bile bir felâkettir. Ümmet-i Muhammed ilim, fikir ve sanat üretmeyi sürdürmek zorundadır. İlmi güce dönüştürmek, gücü de imânın emrine vererek yeryüzünde Allah’ın adâletinin uygulayıcısı ve muhafızı olmak durumundadır.