Suudi Arabistan'ın Um Kura Üniversitesi bünyesinde geliştirilen mobil uygulama ile kutsal topraklardaki ziyaretçiler, Mescid-i Haram ve Mescid-i Nebevi’yi gezebilecek.
Bir kişinin salih ameli, 600 bin kişinin haccının kabûlüne vesile olabilir mi? Peki bu kıssadan günümüze nasıl bir ders çıkarmalıyız?
Uzun süre hizmette bulunan bâzı şahıslarda zamanla hizmete karşı bir doygunluk duygusu oluşur ki bu durum, hizmet ehli adına bir tehlike başlangıcıdır. “Artık yeter” duygusu, kişiyi dünyaya çeken bir nefs fısıltısıdır. Bu vaziyet, insanın kendi eliyle kendisini tehlikeye atma gafletinden başka bir şey değildir.
Peygamberimiz bütün bu namazları da ağır ağır, büyük bir huşû ile ve tâdil-i erkâna riâyet ederek edâ etmişlerdir. Kimin huzurunda olduğunun idrâki içerisinde kendilerini tamamen namaza vermişlerdir.
Şuurlu insan bir bardak suyu içerken, bir lokma ekmek yerken, bunları ruhu yani maneviyatı adına yapar ve böylece sevap kazanır, şuurlu insan en basit dünyevi işleri bile Allah Teâla’nın gözetimi altında huzur halinde yapar, edebince iş görür. Bunun aksine şuursuz Müslüman kıldığı namazdan tuttuğu oruçtan bile fayda göremez; namazda bile Allah’ı unutur da “yazıklar olsun o namaz kılanlara” itabına muhatap olur. İnsan yaptığı işi Allah adına yaparsa en basit hareketi bile ibadet olur; nefsi ile ve nefsinin keyfi için hareket ederse ibadeti bile riyakârlık ve kör taklit haline dönüşür.
Dr. Ahmet Hamdi Yıldırım, saç ektirmenin İslam'a göre hükmünü açıklıyor.
Namazdan çıkıp istikameti kaybetmek... Başka başka kıblelerle savrulmak... Gündüz orucu tutup geceyi günaha bulamak... Zekatı verip, mala haram bulaştırmak. Arafatı yaşayıp, dönerken yürekleri kirletmek... Olur mu? Oluyorsa, olursa, bizler, tüm o ibadetleri bedenimizle icra edip, ruhumuzla – kalbimizle onlara iştirak edemediğimiz için, ibadetlerin içi boşaldığı için oluyordur, olur.
Altınoluk Dergisi, 365. sayısında "Hayatın Her Alanında Kulluk Şuûru"nu kapak konusu olarak işliyor.
Dr. Ahmet Hamdi Yıldırım, trafikte nasıl davranmamız gerektiğini anlatıyor...