Hocayı hoca yapan ilmi kadar ilgisidir de. Bunlardan birinin eksik olması hocada eksiklik oluşturur. Ancak söz konusu olan yetişme olacaksa, ilgi bilgiden daha çok yetiştiricidir.
Öğrendiği her yeni bilgiye, ilmine ilim katmak bakış açısıyla değil de cehâletinin bir konuda daha azaldığı nazarıyla bakabilmek, ne güzel bir tevâzudur! Bu tevâzu ile hoca ile talebe arasında muhabbet hattı kurulamaz ise feyz ve bereket de oluşmaz.
İlim tahsilinde hocadan feyz almak önemlidir. Hocanın talebesine yönelik gönül himmeti ise muhabbet ve tâzim nispetinde gerçekleşir.
İlim tahsili ciddiyet ister. Çünkü azim, ciddiyet, sabır ve sebat, başarının olmazsa olmaz şartlarıdır.
Âlimlerimiz, ilmin şerefini konusuna göre değerlendirmişlerdir: “En şerefli bilgi “Mârifetullah” yâni “Allah’ı tanıma” bilgisidir.” Hatta yaratılışımızın en önemli gâyesi olarak da mârifetullahı görmüşlerdir. Zira kulluğun keyfiyet ve mertebesi, ancak mârifetullah ile gerçekleşebilecektir.
Şeytan taşlamanın sünnetleri nelerdir? İşte şeytan taşlamada sünnet olan durumlar...
Sözlükte azîmet "bir şeye kesin olarak yönelmek, niyetlenmek" anlamındadır. Azîmetin karşıtı ruhsattır. Sözlükte "kolaylık, devamlı olan" ruhsat, fıkıh ilminde "meşakkat, zaruret, ihtiyaç gibi ârızî bir sebebe bağlı olarak azîmet hükmünü terketme imkânı veren ve yalnız söz konusu ârızî durumla sınırlı bulunan hafifletilmiş ve geçici hükmü" ifade eden bir terimdir.
Cuma namazının sıhhat şartları nelerdir? İşte cevabı...
Tasavvuf, dünyayı bir kenara bırakıp ruhbanlığa yönelmek değildir. Dinden ayrı bir din değildir. Dine ilave bir sistem de değildir. Tasavvuf, asr-ı saadette hâl olarak yaşanan bir tezkiye ve terbiye disiplinidir.
Son zamanlarda ülkemizde de görülmeye başlayan güya “Kur’an Müslümanlığı” ya da “Hadis Müslümanlığı” masum ismi altında mezhepsizlik cereyanı canlandırılmaya çalışılmaktadır. Bu görüş sahiplerinin en bariz vasıfları, geçmiş âlim ve âriflere karşı kimi zaman alaycı ve istihkâr edici saygısız bir üsluba sahip olmalarıdır.