Gençleri hizmetin içine sokmak ve onları hizmette sebatkâr kılmak, yaptıklarını görmek ve takdir etmekle olur. “Yapıyorsa kendine yapıyor” anlayışı ile onlara ilgisiz kalmak, hayrı da çoğaltmaz, adam da yetiştirmez. Özellikle öncülere düşen vazife, her müspet hareketi takdir etmek ve büyütmek olmalıdır. Bazen sadece “tebrik ve teşekkür” bile büyük katkıdır. Mâhir hocanın yaptığı ise artık tam bir ustalıktır.
Mürebbi, mürşid, hoca ve ebeveyn gibi büyüklerin, muhabbet ve merhametten kaynaklanan ikazları ve cezalandırmaları kişiyi küsüp uzaklaştırmaz. Zira böyleleri, insanı iterek değil, kendilerine çekerek ikaz ederler.
Ahmet Hamdi Yıldırım, kurban etlerini kapı komşumuzu hesap ederek vermemizi ve muhtaç olanları ona göre belirlememiz gerektiğini anlatıyor.
Ahmet Hamdi Yıldırım, Peygamber Efendimiz'in (s.a.v.) kurbanı kestikten sonra şükür namazı kıldığını anlatıyor. "Neden kurban kestikten sonra şükür namazı kılarız?" sorusunu cevaplıyor?
Yrd. Doç. Dr. Ahmet Hamdi Yıldırım, kurbanlık hayvanların hangileri olduğunu anlatıyor.
Dr. Ahmet Hamdi Yıldırım banka kredisi alarak kurban kesmenin caiz olup-olmadığını anlatıyor.
Prof. Dr. Ömer Çelik, beş âyetten oluşan Fil Sûresi'nin tefsirini anlatıyor.
Îmân yüreğe kökleşince kişi hayata hep o pencereden bakar. Böyle biri için korku ve ümit kapısı yalnız Rabbidir. O’nun adına üzerine düşen sorumluluğun farkındadır ve her fırsatı bu uğurda değerlendirmek ister.