Diyanet İşleri Başkanlığı Din Eğitimi Genel Müdürlüğü Yaygın Din Eğitimi Daire Başkanı Bünyamin Albayrak, 1976 yılından itibaren kayıtları tutulan hafızların toplam sayılarının 2015 yılı itibarıyla 120 bin 80’e ulaştığını söyledi.
Hizmet, Cenâb-ı Hakk’ın kullarından taleb ettiği ictimâî bir kulluk vazifesidir. Müminin hayatı, mahlûkâta hizmetle bereketlenir; derinlik ve mânâ kazanır.
Hazret-i Mevlânâ’nın buyurduğu gibi insanın rûhu, berrak bir su gibidir. Fakat kötü işler ve günahlarla bulanınca hiçbir şey görünmez olur. Bu durumda mâneviyat incilerini ve hakîkat nûrlarını görebilmek için o suyu durultmak lâzımdır. Dolayısıyla tasavvufun gâyesi, nefsânî duyguları terbiye edip, fertleri ve toplumları sulh, sükûn ve huzûra kavuşturmaktır.
Türkiye'ye sığınan Suriyeli yetim ve öksüz çocuklara Hatay'daki eğitim kurumunda Kur'an-ı Kerim'in yanı sıra tecvit, fıkıh, akide ve namaz dersleri veriliyor.
Erzincan'da Kurban Bayramı döneminde olası kurbanlık kaçması olaylarına karşı belediye bünyesinde atlı ve ATV araçlı ekiplerin de katılımıyla "kurban yakalama timi" oluşturuldu.
Büyüklerin hayatındaki, Hak yolunda infak ve hizmet fazîletine dâir ideal davranışlar, bizler için güzel bir nümûnedir.
Aziz Mahmud Hüdayi Vakfı İnsani Yardım ve Sosyal Hizmetler Genel Müdürü Medet Bala ile Hüdâyi Vakfı’nın 2015 kurban çalışmaları hakkında konuştuk.
İslâm ahlâkının esâsını, Cenâb-ı Hakk’a aşk ve ihlâs ile yönelişte; bu yönelişin en mühim nişânını da hiç şüphesiz “hizmet”te buluruz. Zîrâ «hizmet eden himmete nâil olur» düstûrunca hizmet, gönülleri ilâhî zirvelere ulaştıracak müstesnâ ve ulvî bir basamaktır.
Allâh’a îmân etmek, merhametli olmayı îcâb ettirir. Zira Cenâb-ı Hakk’a îmân eden kişi O’nu sever ve emirlerine itaat eder. Hattâ zamanla O’nunla alâkası olan her şeyi derece derece sevmeye başlar.
Osmanlı İmparatorluğu döneminde kardeş ve evlât katli meselesi, alternatifsiz iki büyük mecbûrî tehlikeden en hafifini tercih etmek zarûretine binâen, nâçâr bir şekilde tatbik edilmiş bir hâdisedir. Birçok kritik durumda ortaya çıkan bu çaresizliği açıkça şu örneklerde görmek mümkündür.