Bir hanım kendinden doğmayan, beyinin önceki eşinden kalan çocuklarına karşı nasıl davranmalıdır?
Cenâb-ı Hak, varlıkları çift olarak yaratmış ve insan neslinin devamı için kadın ve erkek arasına bir cezb-incizâb kanunu koymuştur. İki taraf da birbirine meyilli, birbirine muhtaç ve birbirini tamamlar özelliklerdedir. Yaratılıştan gelen ve hayatın devamını temin eden bu vasıflar sebebiyle, evlilik (nikâh) meşrû kılınmış ve ilâhî dinler tarafından teşvik edilmiştir.
Annenin, çocuklarının bakımı ve terbiyesi konusunda göstereceği hassâsiyet ne olmalıdır?
Merhum Hacı Gedikli Ağabey ile sağlığında yapılan sohbetten…
Tekirdağ'da iki kuru temizleyici, sahiplerince uzun süre alınmayan kıyafetleri, ihtiyacı olanlara ücretsiz veriyor.
Şu husus iyice bilinmelidir ki, tasavvufun üzerine binâ edileceği esas zemin, Kur’ân-ı Kerîm ahkâmı ve Allah Rasûlü -sallâllâhu aleyhi ve sellem- Efendimiz’in Sünnet-i Seniyyesidir. Bu itibarla Kur’ân ve Sünnet’i hayatımızın her safhasına tatbik edebilmek ve şahsımızda bir İslâm kimliği sergileyebilmek, bu mânevî yolda birinci esastır.
İnsanı hizmetlere koşturan ve onun zevkle îfâ edilmesini sağlayan, gönüllerdeki aşk, şevk ve heyecandır. İçinde böyle bir heyecan taşımayan kimse, hizmetlerden mânen zevk alamayacaktır.
Mahlûkât arasında en mükerrem bir şekilde yaratılan insana, saygı ve tâzimle yaklaşmak îcâb eder. Zîrâ onun kalbi, nazargâh-ı ilâhîdir. Bu itibarla insana yapılacak hizmetlerde hassas davranmak, hizmetin semeresi ve ecri bakımından son derece mühimdir.
Hizmette istişâre ile hareket etmek, ilâhî bir emir ve mühim bir sünnettir.
Kardeşlik olan yerde şefkat ve merhamet vardır. Bir kul, kendi şahsı için arzuladığı şeyleri mümin kardeşleri için de arzulamazsa, îmânı kemâle ermiş sayılmaz.