Şeyh Seyfüddîn Hazretleri, mânevî heybet ve haşmet sahibi bir Hak dostu idi. Sultanlar ve emirler onun meclisinde hürmetle ayakta bekler, ondan evvel oturmaktan teeddüb ederlerdi.
Muhammed Mâsûm Sirhindi Hazretlerinin hikmetli sözlerinden bazılarını sizler için derledik.
İmam-ı Rabbani Hazretleri'nin hikmetli sözlerinden bazılarını sizler için derledik.
Yaşadığımız hayat çok çeşitli dengelerin bir araya gelmesiyle devam edip dururken tek başına huzur ve mutluluğu aramanın bir önemi olabilir mi?
Adem Ergül, Yunus Emre'de söz edebini anlatıyor.
İnsanlığın aradığı huzur ne makineleşmede, ne de maddî terakkîdedir. Zira bunların ne insafı vardır, ne vefâsı, ne sadâkati, ne muhabbeti, ne de vicdânı... İnsanoğlu ancak, ebedî saâdet rehberi olan Kur’ân ve Sünnet ölçüleriyle yoğrulabildiği takdirde rûhen huzur bulabilir.
Cenâb-ı Hakk’a hakîkî mânâda kulluk yapabilmek ve bu sûretle mârifetullâha ulaşmak, zikrin kalpte kazandığı mevkî ve hissedilişindeki derinlik nisbetinde gerçekleşir. Bu sebeple Yüce Rabb'imiz şöyle buyurmuştur: “Rabb'ini, kendi içinde (kalbinde), yalvararak ve ürpererek, yüksek olmayan bir sesle, gece-gündüz zikret! Gâfillerden olma!” (el-A’râf, 205)
Kehf Sûresi’ndeki üç kıssadan birinde Mûsâ (a.s.) ile Hızır (a.s.)’ın buluşması ve yolculuğu vardır. Ve söz konusu buluşma, Mûsâ (a.s.) ile yardımcısı olan “genç adam”ın hikmetli yolculuğu akabinde olmuştur.
Misafirperverlik, bizim kültürümüzün en önemli değerlerinden bir tanesiydi. Her evin kapısı ve sofrası misafirlere açık olurdu. Çünkü Hazret-i İbrahim -aleyhisselâm- misafiri ve ikramı çok seven bir peygamberdi ve biz de onun bu özelliğini kendi kültürümüze ne güzel uyarlamıştık. Halil İbrahim peygamberle andığımız Halil İbrahim Sofrası neydi, bunu yaşatmak için yeniden hatırlama zamanı şimdi...
Hikmet sahibi insanlar her şeyin yerini ve önemini kavramışlardır. Önemsiz şeyleri abartma, önemli şeyleri ihmal etme hatası işlemezler. En önemli şeyleri en önemsiz şeyler için feda edecek ahmaklıklar yapmazlar. Aynı şekilde kendi yer ve değerlerini de bilir, ne şımarır ve azar ne de kendilerini ziyan edecek şekilde hayatlarını boşa harcarlar. Kendisine hikmet verilen kişiler sahip oldukları her şeyi (ömür, ilim, mal, sağlık vs.) de bir denge içinde yerli yerinde kullanırlar.