Hak dostlarının îkaz ve nasîhatleri, Allah Rasûlü -sallâllâhu aleyhi ve sellem-’in sohbetlerinden birer akistir. Zîrâ mânevî istifâdenin merkezi O'dur. Rûhî heyecanlarla dolu sohbet, îkaz ve nasîhatler, hep o merkezden teselsülen naklolunan parıltılardır.
Parada bir sır vardır; o, geldiği yoldan gider. Yani helâl para, gerçek mânâda hayra sarf edilirken; şer yoldan gelen para ise, yine şerrin sermayesi olur. Herkes zanneder ki ben parama hükmederek istediğim yere harcıyorum. Hâlbuki para, kazanılışındaki mânevî temizlik durumuna göre, lâyık olduğu yere gider; sahibinin irâdesini de kendi gittiği yere doğru istikâmetlendirir. Yani hâkimiyet çoğu zaman paradadır; sahibinde değil.
Müslümanın gıdalarda ve yiyeceklerde hassasiyeti ne olmalıdır? Bizler gerek dışarda gerek evlerimizde tükettiğimiz her yiyeceğe gerekli önemi vermeli ve uygunluğunu araştırmalıyız. İşte hadisler ışığında Müslümanın hayatında helâl lokmanın önemi...
Dinimize göre rızkı helalinden kazanmanın önemi nedir?
Mahmud Sâmi Efendi Hazretleri, kendisinden nasihat ve ders almak için ziyaretine gelenlere ilk olarak, mesleklerini ve helâl-haram husûsuna dikkat edip etmediklerini sorar, daha sonra başka bilgiler alırdı. Bu husustaki tavsiyelerini de büyük bir nezâket ve zarâfetle ifâde ederdi.
İmâm-ı Rabbânî Hazretleri buyurur: “Size nasihatim, yediğiniz lokmaya dikkat etmenizdir. İnsanın, nereden gelirse gelsin, haram mı, helâl mi olduğunu düşünmeden her bulduğunu yemesi doğru değildir.
Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, yaklaşık 4 trilyon dolarlık helal ürün pazarının yüzde 80'inin gayrimüslim ülke firmalarında olduğunu belirterek, "Helal ürünlerin sadece belgelendirme pazarının büyüklüğü ise 6 milyar dolar. Bu pazarlara Türkiye ve diğer Müslüman ülke kuruluşlarının yer alması gerektiğini düşünüyoruz." dedi.
Ubeydullah Hazretleri, ibadetlerin temelinin yediğimiz şeylerle çok yakından alakalı olduğunu; gördüğünüz bütün zevksizliklerin ve perişanlıkların, çoğu zaman şüpheli gıdâlar yemekten kaynaklanduğını söylüyor.
Sinop'un Boyabat ilçesinde annesiyle gezdiği sırada içinde 3 bin lira olan cüzdan bulan 12 yaşındaki çocuk örnek bir davranış sergiledi, cüzdanı sahibine ulaştırdı.
Şâh-ı Nakşibend Hazretleri çoğu zaman yemek pişirme ve sofra hizmetinde bizzat çalışırdı. Yemek yerken uyanık olmak ve kalp huzurunu sağlayabilmek için dervişlere devamlı tavsiyelerde bulunurdu.