Abdullah Sert Bey'in, Altınoluk dergisinde yayınlanan "Haramın cezası, helalin hesabı vardır" başlıklı makalesini istifadenize sunuyoruz...
Hak dostlarının îkaz ve nasîhatleri, Allah Rasûlü -sallâllâhu aleyhi ve sellem-’in sohbetlerinden birer akistir. Zîrâ mânevî istifâdenin merkezi O'dur. Rûhî heyecanlarla dolu sohbet, îkaz ve nasîhatler, hep o merkezden teselsülen naklolunan parıltılardır.
Bir Müslümanın helal gıda hassasiyeti nasıl olmalıdır?
Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından hazırlanan ve Türkiye geneli tüm camilerde okunacak Cuma hutbesi yayınlandı. Bu haftanın Cuma hutbesinin konusu, “helâl-haram duyarlılığı” oldu.
Günümüz toplumunun sorunları nelerdir? İslami hayatta meydana gelen problemlerin sebebi nedir? İnsanların kazançlarında helal ve haram hassasiyeti ne durumda? Günümüzün portresi...
Kul hakkı; adam öldürmek, alışverişteki hile, aldatma, işçinin ücretini vermemek ya da geciktirmek şeklinde olabilir. Bu tür kul hakkından tövbe edip kurtulabilmek için insan, ömrü müsâit oldukça, kötülük ettiği kadar iyilik etmelidir. Hak sâhibi ile helâlleşmelidir. Bu mümkün olmazsa onun adına iyilik ve infakta bulunmalıdır.
Dînin koyduğu kâidelerin ihlâlinden doğan cezâlar, ferdî olduğu ve çoğu âhirete âit bulunduğu hâlde, haram mal edinmekten doğan belâ, onun kazanılmasında bir dahli olmayan gelecek nesillere de sirâyet eder. Üstelik insanlardan bunun acısı, sırf âhirete kalmayıp bu dünyada da mutlaka çıkar.
Müslüman hayatının her alanında gözettiği en temel ilke helal ve haram çizgisidir. İslam bu konuda nasıl hüküm koyduysa müslüman için geçerli olan odur. Peki bizler ne kadar dikkat ediyoruz?