Hak dostları

Mahşer Günü Müslümanlara Sorulacak Soru!

Mahşer günü nicelerinin yakamıza yapışıp; “‒Sen, senden öncekilerin ihlâslı gayretleri neticesinde İslâm ile müşerref olmuştun. İslâm nedir, îman nedir biliyordun. Bana niçin anlatmadın? Benim ateşten âzâd olmam için, niçin yardımını esirgedin?!” diyeceğini unutmamamız îcâb eder.

Peygamber Efendimiz Kendinden Çok Ümmetini Düşünürdü

Peygamber Efendimiz kendinden çok ümmetini düşünürdü. Ashâbı doymadan kendisi ve âilesi doymazdı. Elinde ne varsa muhtaçlara verir, evinde günlerce ocak yanmaz, ekmek bulunmazdı.

Yer Altında En Çok Ne Vardır?

İbâdet ve hayırlı işlerin biri bittiğinde hemen diğerine koşmak, herhangi bir zamanın ibâdetsiz ve hayırdan uzak geçmesine fırsat vermemek îcâb eder.

Şeyh Eedebali Hazretleri'nin Gönül Eseri

Şeyh Edebali Hazretleri’nin en büyük eseri, birçok zevât-ı kirâmın yaptığı gibi kitaplar değil, birbirini takip eden îman ve İslâm yolunda seferber mücâhid nesiller olmuştur. Bu anlamda 623 senelik Osmanlı cihan devleti de Edebali silsilesinin böyle bir gönül eseridir.

İki Nefes Arası Bir Ömür

Cenâb-ı Hak Asr Sûresi’nde “zaman”a yemin ederek dikkatlerimizi ömrümüzün keyfiyeti üzerinde yoğunlaştırmamızı arzu etmektedir.

Ölümü Güzelleştirmek

Diğergâmlığa ulaşabilen mü’minlerin gönül ufku, “Önce ben” yerine, “önce o” diyebilmektir.

Cömertliğin Zirvesi

Îsar, peygamberlere ve Hakk’ın velî kullarına mahsus, fedâkârlık ve cömertliğin zirvesi olan bir haslettir.

Müslümanları Bekleyen Tehlikeler

Parada, kazanılma keyfiyetine göre değişen bir çekim kânunu cârîdir. Para, yılan gibidir; geldiği delikten gider. He­lâl kazanç, hayır ve fazîletlere vesîle olur­ken, ha­ram kazanç da şer yollarda eriyip gider. Bu itibarla bir malın helâlliği, sarf edildiği yere bakılarak da görülebilir.

Kur’ân-ı Kerîm’in En Önemli Özelliği

Kur’ân’a muhâtap kılınan mü’minlerin, onun ahlâkıyla ahlâklanması ve onun kelâmî güzelliklerine de yaklaşmaya gayret etmesi lâzımdır.

Velileri Sevmenin Ölçüsü Ne Olmalıdır?

Osmanlı’nın ârif gönüllü sultanlarından Yavuz Selîm Han, velîlerin huzûruna girdiği zaman büyük bir edep ve mahviyet gösterir, gerekmedikçe tek kelime konuşmazdı.