Örnek ihtiyacı, her yaşın ve her seviyenin bir tekâmül ihtiyacıdır. Bu ihtiyacın karşılanabileceği yaşayan örneklere sahip olmak ne büyük bir sermayedir. Böyle bir sermayeye sahip olamayanlar, hiç olmazsa yaşanmış örneklerden beslenmeyi de ihmâl etmemelidirler.
Mûsâ Efendi, görenlere daha ilk nazarda “Ne güzel bir kul” dedirtecek nûrâniyete, güzelliğe ve mükerremiyete mazhardı. Bu kıvam ne ile ve nasıl gerçekleşmiştir, sorusuna “iman, İslâm ve ihsanla” diye cevap vermek, bir hakikatin tespiti olacaktır.
Bugün kendimizden başlayarak bütün görünürlüklerimizde (evde, sokakta, camide, okulda, iş yerinde, medyada, yönetimde), Rasulullah’ın “güzel örnekliği”ni elverdiğince ortaya koymak, insanlığın İslam telakkisini (algısını) doğru şekillendirmek adına hayati önem taşıyor. Müslümana bakıp İslam’a ısınmak ile Müslümana bakıp İslam’dan uzaklaşmak arasında derin farklar bulunduğu izahtan varestedir.
Haksız yere birine ağır bir söz söyleme ya da ceza verme durumu söz konusu olmuş ise de âmirelere ve büyüklere yakışan edeb, özür dileyebilmeleri ve helâllik isteyebilmeleridir. Bu, hiçbir zaman insanı küçültmez, aksine muhatabın gözünde ve gönlünde daha da büyütür.
Yûsuf Hemedânî Hazretleri, mütebessim çehreli, yumuşak huylu, merhametli idi. Fukarâya, gariplere, yalnızlara karşı dâimâ mütevâzı ve cömert davranırdı. Herkese karşı son derece iltifatkâr olmasına rağmen, dünyacı ve kibirli kimselere karşı gâyet vakarlı idi.[1] Müslümanlarla tartışmazdı. Herkese hüsn-i zan besleyerek arkalarında namaz kılardı. Ehl-i kıbleyi tekfîr etmezdi. Düşmanlarına bile iyi davranırdı.
Altınoluk Dergisi, 32’inci yılının ilk sayısında "Erken Teşhis Ahiret Kurtarır" başlığıyla çıktı.
Zâhirî ilimlerde rehberlik eden sâlih âlimler, fakihler, müfessirler ve muhaddisler gibi, bâtınî meselelerde yol gösteren Hak dostu mürşid-i kâmiller vardır. Onlar, Allâh’ın dînini önce kendi hayatlarında yaşar, sonra da hâl, söz ve fiilleriyle insanları irşâd ederler.
Altınoluk Dergisi, 371. sayısında "Tebliğde Temsil Hassasiyeti" üst başlığında "Yol Kesici Olmamak" konusunu işliyor.
Kâmil insan, o kadar mükemmel bir ahlâk ve tabîate sahip olmuştur ki, -Allâh için müstesnâ- hiç kimseye kızmaz, hiç kimseden kırılmaz.
Hayatınızı güzelleştirmek, güzel bir Mü'min ve Müslüman olmak için size günlük hayatta rehber olacak başucu bilgiler, 22 adımda ibadet kılavuzu...