Müslümanlar için değerli olan kandil gecelerinde, sevdiklerinize gönderebileceğiniz en güzel kandil mesajlarını sizler için derledik. İşte en güzel kandil mesajları.
İnsanın iç dünyası nasıldır ve neye benzer?
Osman Nûri Topbaş Hocaefendi’nin, Şebnem dergisinin Ağustos 2014 sayısında, usta-çırak hikayesinden yola çıkarak, Müslümanın sahip olması gereken gönül dünyasına dair kaleme aldığı yazı...
Sohbet eden kişinin sözü, yumuşak ve gönül alıcı olmalıdır. Zira hiç kimse sert sözlerden ve kabalıktan hoşlanmaz. Gönüllere girebilmenin en güzel yolu, tatlı dil, yumuşaklık ve tevâzûdur.
İnsan yüksek ve yüce bir hayat yaşamak zorundadır. Çünkü ahsen-i takvim üzere yaratılmıştır. Yani aklî, hissî ve rûhî potansiyeli çok kuvvetlidir. Basit bir hayat yaşamak, “insan fıtratı içinde hayvana dönüşmek” Âdem’in evlâtlarına göre değildir... Yazar İdris Arpat'ın Altınoluk Dergisi'nde bu ay yayınlanan yazısını sizlerle paylaşıyoruz.
Rabt-ı kalp, gönlün ilâhî tevfik ve rabbânî destek bağı ile bağlanması demektir. Bu sâyede kalp rabbinin zikrine bağlanır. O’nun hoşnud olduğu şeyleri zevkle yapar hâle gelir. Kalp zikre bağlanınca itminana erer ve “El kârda gönül Yar’da” hükmünün mânâsı tecelli eder. Bu yüzden elin ne ile uğraştığından çok gönlün ne ile meşgul olduğu önemlidir. Çünkü “dervişin zikri ne ise fikri de odur.
Basit görünüşlü kimselerin arasında, Allah’ın değer verdiği iyi insanlar bulunduğu unutulmamalıdır. İnsanların yanında böylesine değersiz olan bu kimseler içinde Allah’ın veli kulları vardır. Allah Teâlâ onları çok sever ve bir dediklerini iki etmez.
Her insanın hayatı kendi tâkati nisbetince imtihanlarla dolu… Kimi buna kader diyor, kimi imtihan, kimi depresyon, kimi de “âmu’l-hüzn” yani “hüzün yılı” diyor.
Mümin bir fert, mümin bir cemaat, mümin bir kabile ve mümin bir kavim olduğumuzu söyleye söyleye, bu ilâhî emir karşısında durduğumuz saf, müminlerin safı mıdır? Yoksa kâfirlerin, münafıkların ve yoldan çıkmış ehl-i kitabın safı mıdır?
Gönül tokluğu, Allah'ın kendisi için verdiği rızka râzı olma temeline dayanır. Bu da en büyük zenginlik ve izzettir. Çünkü bunun sonucu Allah'ın taksimine ve emirlerine teslim olmaktır.